KALAYLANMIŞ BİR ÖMÜR

“BİZ BALYA YAPMAYI DA, ÇAPA VURMAYI DA BİLMEZDİK AMA ARTIK BALYA DA YAPIYORUZ ÇAPA DA. ESKİDEN KALAYCILIK ALTIN DEĞERİNDEYDİ, ŞİMDİ İSE KİMSE BU SANATIN YÜZÜNE BİLE BAKMIYOR…’’ DİYE SİTEM EDİYOR 62 YAŞINDAKİ CAFER KALAYCI, DEDEDEN MİRAS MESLEĞİNİ İCRA EDEMEDİĞİ İÇİN İSE EKMEĞİNİ ARTIK HURDACILIK YAPARAK KAZANIYOR…

Herkes bilir, herkes üzerinde hem fikirdir. Geleneklerle bezenmiş bir hazine, hatta kana kana içtiğimiz bir bardak demli çaydır Anadolu. Bünyesinde sakladığı her mesleğin ise kendine has bir dili vardır. Daha önce hiç duymadığınız kelimeler, tanımlamalar, kavramlar çınlar kulağınızın yanı başında. Mesleği değerini yitirse bile çırak yetiştirmeye devam eden Cafer Kalaycı da sanatının dilini yaşatmaya çalışanlardan sadece biri… İşinin erbabıyla tanışıp sohbete koyuldum ve kalaycılığa dair ne varsa sordum, soruşturdum. Her soru soruşumda sahip olduğumuz binlerce yıllık Anadolu kültürünün hazinesi olan bu sanatın gelecek kuşaklara, korunup kollanarak ve fonksiyonel biçimde aktarılması gerekliliği tokat gibi çarptı suratıma.

Eskiden sokaklarda seyyar olarak dolaşan kalaycılar şimdilerde bir elin parmağını geçemeyecek kadar az sayıda. Edirne, Uzunköprü’de yaşayan 62 yaşındaki Cafer Kalaycı da son kalaycılardan. Bacanağı Tuncay Türkçe’ye kalaycılığın sırlarını öğretip bu sanatın devamlılığına katkıda bulunuyor ve ekliyor: “Bu sanata sahip çıkılmazsa artık hiç kalaycı kalmayacak…”

ÇİLELİ PARLAKLIK
Maharet ve zahmet gerektiren bu iş için Cafer usta önce ateşi yaktı. Sonra kalaylayacağı kabı ateşin üstüne bir maşayla tutarak ısıttı. Bir başka kapta hazır tuttuğu kalay tozunu (Nişadır) ısıttığı kabın içine serpti ve elindeki bir bezle kabın çeperine sıvadı. Bu sıvama işlemini yaklaşık 1 saat kadar devam ettirdi. Kalayı yaparken ağzından sadece “Dükkânımı kapatırken eldeki bütün malzemeleri neredeyse dağıttım. Kalaycıyım ama ben de bile bakır eşya kalmadı.” cümleleri döküldü. Eskiden kalay yaptığı ocaktaki ateşi hiç sönmezken şimdi bir dükkânı bile yok. Bakırını kalaylatmak isteyen olursa tezgâhını sokağa kuruyor, yakıyor ateşi, başlıyor çileli parlaklığı ortaya çıkarmaya. Bu yüzden sağlığının da bozulduğunu söyleyen Cafer Usta, “Dumanı yeter, ciğer diye bir şey bırakmadı bende” diyerek işin bir de sağlık boyutunu gözler önüne seriyor…

Yaşam alanlarımızı süsleyen bu eserler, kalayı gümüşe çeviren maharetli ellerin hünerleri olarak nam salarken öte yandan zehirlenme vakalarıyla da anılmış. Bunun nedeni ise bakır araç ve gereçlerin sürekli olarak kullanımında ve özellikle ısıya maruz kaldıklarında ortaya çıkan bakır korozyonu. Eğer bakır kapların içinde yiyecek ve içecek bir madde hazırlanıyorsa zehirlenmelere karşı önlem almak için bakır oksit ve bakır sülfat maddeleri kalaylanarak yok edilir. Bu yüzdendir ki kalaylama operasyonu için tek kabın, yedi sekiz kez ustanın elinden geçmesi gerekir. Yani anlayacağınız bakır kabın üzerindeki çileli parlaklık öyle kolay elde edilmiyor… Kalaycılık sanatı, evlerimizde özellikle de mutfaklarımızda kullandığımız bakır eşyaların varlığı sürdükçe devam edecek gibi gözükse de eski şöhretini kaybetmiş, özellikle de şehir hayatında yok olmaya yüz tutmak üzere. Bu mesleğin üstatları çırak yetişmediği için mesleğin yakın zamanda hiç icra edilemeyeceğinden korkuyorlar, korkmakta fazlasıyla da haklılar. Beş bin yıldır ellerine teneke makası, çekiç ve tokmağı alarak kapı kapı dolaşan kalaycılara şimdilerde tek tük rastlanıyor.

GEZİCİ KALAYCILAR
Geçmişte kalaycı dükkânları genellikle bakırcıların yanı başında ya da bizatihi bakırcı dükkânının içinde ayrı bir bölümde yer alırdı. 1950’li yıllarda ve 1960’ların başında bu dükkânların çoğu kapandı. Bunun yerine gezici kalaycılar işlev görmeyi sürdürdüler. Yok olmak üzere olan gezici kalaycılık işlerini ise genellikle Romanlar ve Abdallar üstlenmeye başladı. Bu anlamda kalaycılığın etnik bir meslek haline geldiğinden söz edebiliriz. Kalaycı dükkânlarına ise İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır ve Trabzon gibi bazı büyük kentlerde ve Beypazarı, Ayaş, Tire gibi geleneksel zanaatların hâlâ ayakta kalabildiği bazı büyük ilçe merkezlerinde tek tük rastlamak mümkün. Teknoloji ile baş edemeyen ustalar birer birer kepenk kapatarak yok oluyor. Bu yok oluş beraberinde birçok kültürel değerin de kaybolmasına zemin hazırlıyor. Zarafetin ve sabrın sanatı kalaycılık ise bunlardan sadece biri…
 
KALAY YAPIMINDA KULLANILAN MALZEMELER
» Kalay: Dövülebilir, sünek bir metaldir, kalaycılıkta ısıtılarak kullanılır.

» Nişadır: Amonyak tuzu olarak bilinen amonyum klorür bileşiği… Metalin yüzeyinde hasıl olmuş oksit tabakasını kaldırdığından metal, lehime müsait hale gelir.

» Kalaycı pamuğu: Steril pamuktan farklı olarak rulo şeklinde ve avuç içerisinde kolay hareket ettirilebilen bir pamuktur.

» Kıskaç: Kalay yapılacak nesnenin tutulduğu bir çeşit maşa.

» Körük: Ateşin harlanması için kullanılan genellikle manda derisinden yapılmış hava üfleyen malzeme.

KALAYCILIK 3 TEMEL ÜZERİNE KURULUDUR:
» Tavlamak: Daha önce kalaylanmış malzemeler körük ve kömür yardımıyla yakılarak orta sıcaklıkla üzerindeki yağ ve zamanla kullanmadan oluşan atıkların yakılmasına kalaycılık dilinde “Tavlama” denilir.

 » Temizleme: Tavlanan materyaller tuz ruhu ile sıvanarak kalaylanacak olan kısımlar ince kumlarla el ve ayak yardımı ile güzelce silinir.

» Kalaylama: Kalaylama ise yine körükte ısı ile tavına getirilen kapların sıcaklıktan dolayı çubuk halinde bulunan kalayın sürülmesi ile kolay şekilde kaygan hale gelmesidir. Kalayın kalaycı pamuğu ve nişadır yardımı ile zemine düzenli şekilde dağıtılması işlemine kalaylama denir.

NOTLAR
Günümüzde Malezya Bolivya Tayland Endonezya Nijerya ve Çin gibi ülkeler dahil olmak üzere 35 ülkede kalay madenciliği yapıldığı bilinmektedir. Ancak bilinen rezervlerin en az yarısı Güney Doğu Asya’da bulunmaktadır. Anadolu’da ise sözü edilen en eski kalay madeni ocağı Niğde Celaller Köyü yöresindedir. Tunceli, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul-Şile, Eskişehir, Bursa, Manisa, Kırşehir, Amasya, Uşak, Niğde, Sivas ve Aksaray yörelerinde de kalay madenlerinin olduğu bilinmektedir.

 

 

Yazı: Dilara Gülşah AZAPLAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s