“HAYATINIZI DOĞRU PLANLAYIN, HAYALLERİNİZ GERÇEK OLSUN”

BAHARIN GELMESİYLE BİRLİKTE KİRAZ ÇİÇEKLERİ YÜZÜNÜ GÖSTERDİ… BİZ DE BU ORTAMDA; 3 DÖNEMDİR BAĞCILARA BAŞKANLIK EDEN LOKMAN ÇAĞRICI’YI ZİYARET ETTİK VE ÇOCUKLUĞUNUN BAĞCILAR’INI KONUŞTUK.

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ile ‘Nostalji Bahçeleri’nde buluştuk. Hiperaktif görüntüsünün altında yatan hayat hikâyesini o anlattı, biz dinledik. “Her yer benim memleketim. Ben hayallerimi doğduğum yerde değil yaşadığım yerde başardım. Hayalleriniz olsun, hayalleri olmayanlar yarınları yönetemez” dedi ve ekledi: “Hayatınızı doğru planlayın, hayalleriniz gerçek olsun.”

Sizin çocukluğunuzda Bağcılar nasıldı?                                                                               Dallarına çıkıp üzüm, kiraz topladığım günler daha dün gibi. Her yerde bağlar, bahçeler vardı. 1924 yılında Balkanlardan göç eden, Anadolu’dan değişik sebeplerle gelip yerleşenler tarafından kurulmuş burası. “Yeşil Bağ” diye bilinirdi, uzun yıllar ağaçların ve meyvelerin bolca bulunduğu bağ ve bahçelere ev sahipliği yaptı. Sokaklarında top koşturduğum, sonrasında amatör olarak futbol oynadığım toprağımdır Bağcılar. Ben çocukken elektrik bile yoktu buralarda, mum ışığında ders çalıştım. Okula giderken kilometrelerce yürüdüğümü bilirim. İstanbul’un içinde terk edilmiş bir köy gibiydi adeta…

12 yaşınızdayken Giresun’dan Bağcılar’a göç etmişsiniz. İlkokul yıllarınıza dair neler kaldı aklınızda?                                                                                                                          Öncelikle, şimdi öğrenci olmanın çok daha avantajlı olduğunu ifade etmeliyim. Çünkü şu anki imkânlarla, bizim dönemimizdeki imkânlar kıyas bile edilemez. Ben Mahmutbey’den Bağcılar Meydanı’ndaki okuluma yürüyerek gidip geliyordum. O günkü Bağcılar şimdiki gibi değildi. Kütüphanede çalışmamız gerekirse, Beyazıt Kütüphanesi’ne giderdik orada da sıra gelmesini beklerdik. Şimdi, okullar açılıyor, öğrencilerimiz kitaplarını masalarında buluyor. Hayatı her anlamda kolaylaştıran, öğrencilerimize bir tıkla ödevleriyle ilgili gerekli araştırmayı yapabilecekleri, internet diye müthiş bir kolaylık var. Çocuklarımız derme çatma okullar yerine daha modern okullarda eğitim görüyor, anneler babalar daha bilinçli. Çocuklarına sahip çıkmayan geleceğine sahip çıkmaz.

Hayalinizde yönetici olmak var mıydı?                                                                                         Hayır, çocukken başkanlığın ne olduğunu bile bilmiyorduk. Belediye başkanı ne iş yapar haberimiz yoktu. Çalışıp, okuyup başarmaktı en büyük arzumuz. Allah nasip etti, büyüdüğüm yere hizmet etmeye başladım. Yaşadığım, büyüdüğüm yerde, insanlarımıza hizmet ediyoruz. 10-11 yaşlarında geldim buraya, 12 yıllık Giresun, 38 yıllık Bağcılarlıyım. Başardığım yer burası oldu.

Engellilere dair farkındalığınız nereden geliyor?                                                                 Yaptığımız istişareler sonucu bu konuya olan farkındalığımız daha da arttı. Sokağa çıkmadıkları için onların farkında değildik. Sokağa çıkmaya çekiniyorlardı. Onların evlere hapsolması beni huzursuz ediyordu, hayatın içinde ne sıkıntılar çektiğini görmek, göstermek lazımdı. 2011 yılında hizmete açtığımız Engelliler Sarayımızda 1500 engelli ve engelli yakınına hizmet veriyoruz. Sosyal ve kültürel çalışmalarla destekliyor, 35 atölyede meslek sahibi yapıyoruz. O kurslarda eğitim alanlar işe giriyor. Ayrıca kendi ürettiklerini satabilme imkânları sunuyoruz. Bu onlar için de aileleri için de bir rehabilite görevi taşıyor. Çalışmalarımız sayesinde hayatın içindeler ve daha aktifler.

Sadece engelli vatandaşlar için değil ev hanımları için yürüttüğünüz projeler de var… Evet, Çanakkale, Edirne vb. illerimize geziler düzenliyoruz. Kadınlarımızın tarihi değerlerimizi öğrenmesi için geçmişi gelecekle buluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü belli yaşa kadar çocuk bakıp anne ve eş görevi yürütmekten kendilerine dair bir çabaları olmuyor. Şimdilerde ise durum değişti. Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’mizde açılan meslek kursları ile sosyal hayata adım atıyorlar. Üretmenin mutluluğunu yaşarken, kazanmanın güvenini duyuyorlar.

“OKUL HARÇLIĞIMI ÇIKARMAK İÇİN BOYACILIK YAPTIM”

Üniversite yıllarınızda neler yaptınız?                                                                                   Öğrencilik farklı bir hayat, genelde vakıf ve dernek çalışmaları ile meşgul oldum. Çalışacak çok fazla bir alan yoktu. Yaz tatillerinde fırsat buldukça çalıştım. Okul harçlığımı çıkarmak için boyacılık yaptım, kazak sattım. Öğrencilik döneminde herkesin yaşadığı tatlı tecrübelerdir bunlar. Önce kendi gerçek istek, ihtiyaç ve hayallerinizi tespit edin. Sonra da hedefinize ulaşabilmek için düşündüklerinizi planlamayı öğrenin. “Nereye gittiğini bilmiyorsan, nereden geldiğini hatırla!” Ben de bunu yaptım.

Spor ile aranız nasıl?                                                                                                                         Gençlik yıllarımda sporla ilgilenmeye zamanım oluyordu. Amatör olarak futbol oynadım ama artık sabahları yürüyüş yapmaya bile zamanım kalmıyor. Biz siyasetçilerin normal hayattaki koşturmacaları başlı başına bir spor. Şimdilerde ise gençleri desteklemeye çalışıyorum. Mesela engelli çocuklarımız spor faaliyetlerinde büyük başarılar elde ettiler. Günden güne başarılarını duyurmaya başladılar. Atletizmde Avrupa ve Dünya şampiyonluğuna kadar ilerliyorlar. Onlarla bir araya gelince basketbol, voleybol ya da bowling oynarım. Ayrıca Amatör Spor Kulüpler Birliği Başkanlığını da yürütüyorum.

Sosyal medyada aktif olarak faaliyet gösteriyorsunuz…                                                       Evet, yeni nesil iletişim aracı olarak görüyorum o mecraları. Çağa ayak uydurmak şart. Sosyal medya şahane bir alan ama bir o kadar da tehlikeli. İnsanlar hakareti ve küfretmeyi bireysellik sayar hale geldi. Seversin, sevmezsin, onaylarsın, onaylamazsın, pek tabii ki edep dâhilinde ve adaletli bir şekilde eleştirebilirsin ama yapılan saygısızlığı, hakaretleri ve küfürleri kime olursa olsun doğru bulmuyorum.

NOTLAR

NOSTALJİ BAHÇELERİ                                                                                                                   Nostalji Bahçeleri, Marmara Belediyeler Birliği’nin “Örnek Belediyecilik Proje Yarışması”nda ödüle layık görüldü. Sancaktepe Mahallesi’nde Üzüm Bağı’nı kurarak başlatılan Nostalji Bahçeleri Projesi kapsamında Kirazlı Mahallesi’nde “Kiraz Bahçesi” yapıldı. 2007-2008 yıllarında oluşturulan Kiraz Bahçesi’nde 78 Napolyon cinsi kiraz ağacı bulunuyor. Yaklaşık 2 bin metrekare alan üzerine kurulu olan Kiraz Bahçesi, Bağcılarlılar için aynı zamanda bir piknik alanı özelliği taşıyor.

ÜZÜM BAĞI                                                                                                                                       Sancaktepe Mahallesi’nde inşa edilen Üzüm Bağı, 2 bin 200 metrekare alandan oluşuyor. 9 farklı üzüm türünün dikildiği bağda toplam 215 asma bulunuyor. Her yıl hasat mevsiminde bahçeden 430 kilo ürün alınıyor. Üzüm Bağı’nda 50 metrekarelik bir de bağ evi yer alıyor.

KAYISI BAHÇESİ                                                                                                                               Güneşli Mahallesindeki Kayısı Bahçesi 3 bin 200 metrekarelik alana sahip ve 86 kayısı ağacı mevcut. İçerisinde Malatya Beşkonaklar mimarisine uygun özelliklere sahip Malatya Konağı bulunuyor.

FINDIK BAHÇESİ                                                                                                                                  Yeni Mahalle Mevlana Caddesi’nde hizmete sunulan Fındık Bahçesinde ise Karadeniz yöresine ait serender, kara fırın ve 73 adet fındık ocağı bulunuyor. Karadeniz mimarisine özgü taş dolgularla inşa edilen ahşap dolma ev de sosyal tesis hizmeti veriyor. 5660 metrekarelik alana sahip olan Fındık Bahçesi; kokulu Karadeniz üzüm asması, kırmızı erik, erguvan, kızılağaç, süs kirazı ve dağ muşmulası gibi değişik ağaç türlerine de ihtiva ediyor.

KİMİ ZAMAN NECİP FAZIL, KİMİ ZAMAN SABAHATTİN ALİ…                                        Fırsat buldukça roman okurum. Kimi zaman Necip Fazıl, kimi zaman Sabahattin Ali, kim olursa olsun peyderpey okumaya çalışırım.

 

Yazı: Dilara Gülşah Azaplar / Fotoğraf: Sadık Mustafa Kalaman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s