HAYAL VE ÖTESİ

Çocukluk yıllarımızda geleceğe dair düşüncelerimiz ifade ederken “polis, hemşire, öğretmen, mühendis, doktor olacağım” dediğimizde normal karşılanır. Ancak “Ben bilim insanı olacağım” dediğinizde en yakınlarımız da dahil olmak üzere şöyle bir cümle duyarız: Hayal kurma! Evet o hayalini kurduğu yola gitti ve ilerledi… Hem de yerel bazda değil uluslararası alanda. Hem de uzun sürede değil kısa zamanda…

İlk filizlenme bir filmden…                                                                                                         İlayda, lise öğrencisi bir genç, fiziğe büyük ilgisi var… İyi güzel de bu fidanı bilime doğru iten o ilk kıvılcım nasıl yandı? İlayda, 8 yaşında “Buz Prensesi” adlı fizikle buzu birleştiren bir film izledi. Filmden çok etkilendi ve sonrasında bilimle ilgili kitaplar okumaya başladı. İlk projesini ise 10’uncu sınıfta yaptı ve ilim aşkıyla yana kıvılcımı aleve çevirdi. Onu uluslararası boyuta taşıyan projesi “Sıvılardaki su oranını mıknatısla ölçebilen ucuz, hızlı ve taşınabilir sistem” ile yaktığı ilim ateşini tüm dünyaya duyurdu.

Haliyle insan merak ediyor: Nereden çıktı bu düşünce?                                                Sorunun yanıtını İlayda anlattı: “Marketlerde onlarca süt ve meyve suyu markası görüyoruz. Sütün ve meyve suyunun kalitesi, içerisindeki su oranından belli oluyor. Meyve sularına belli bir miktar su konulması gerekiyor ama fazlası kaliteyi düşürüyor. Bunu test etmek gerektiğine inandım. Nasıl ucuz ve kolay bir yoldan çözebilirim diye. Bunun üzerine düşündüm ve çalıştım… Suyun içine bir mıknatıs yerleştirdiğinizde suyun üzerinde gözle görülemeyecek deformasyonlar oluşur. ‘Ne kadar deformasyon v arsa o kadar su olur’ tezinden yola çıkarak sıvılardaki su oranını ölçebileceğimi gördüm.

İlayda, yurtiçi ve yurtdışı yarışmalara katıldı… Türkiye’de finale bile kalamadığı projesi, 2014’te Polonya’da 80 ülkeden 70 bin insan arasında Dünya Birincisi seçildi. Şamilgil “First Step To Nobel Prize In Physics (Nobel Fizik Ödülü’ne Doğru İlk Adım)” yarışmasında jüriden tam puan aldı. Zaten onun için geleceğin en önemli fizikçilerinden birisi olacak yorumları ağırlıktaydı. Ki o İlayda, yaşıtları kafelerde zaman geçirirken çalışmaya ve inandığı doğrular yolunda gitmeye kendini adamıştı… Lise son sınıftayken İstanbul’da metro istasyonlarındaki kanserojen radon gazı ölçümlerini İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sunacak kadar duyarlı bir bilim fidanıydı. Lise sonrası üniversite eğitimi için ABD’nin Cornell Üniversitesini tercih etti. Farkını orada da gösterdi.. Mühendislik eğitimi alan gururumuz NASA’nın Mars’a giden roketlerle ilgili projesinde yer almaya hak kazandı. Önümüzdeki yıldan itibaren ekibe katılacak. Ve bu çalışmaya katılabilmek için en az üniversite 2. Sınıf olması gerekiyor. İlayda bunu ilk senesinde başardı.

Peki, bundan sonra ne olacak?                                                                                                         İlayda, NASA’nın projesinde laboratuvar eğitimi ve yan teori dersleri alacak. Ve bu nedenle dersleri de haftada 8 saate inecek. En çok önem verdiği konu, teoride geliştirdiği projenin pratikte de uygulanabilir olması… Mezuniyet sonrası bir süre çalışmalarına devam etmek istiyor. Tıpkı Türkiye’de doktorluğu bırakıp Amerika’da bilimsel eğitimi tercih eden Aziz Sancar gibi. Atatürk’ü ayrı bir yere koyuyor İlayda ve yaşıtlarına sesleniyor… Başarmış ve daha ilerisini başarmaya giden bir genç olarak; “Mutlaka ama mutlaka hayallerinizin peşinden gidin. Elbette engellerle karşılaşacaksınız ama gerçekten istiyorsanız o engelleri çözmenin de bir yolunu bulacaksınızdır. Olumsuz düşünmesinler ve yapmak istedikleri şeyleri yapsınlar. Başkalarının istediklerini değil.” İlayda’nın başarısı, isteği ve hırsı ortada… Aile başarının neresinde? Belki de kilit sorulardan birisi bu… Uzman Doktor Özgür Şamilgil çocuk gelişimi konusunda ders verir gibi anlattı: “Biz çocuğumuzun ödevlerine hiç yardımcı olmadık, böylece öğretmeni gerçek seviyesini gördü ve ona göre eğitim verdi.” Sonuç ortada… Günümüzde “Ders çalış, ders çalış” diye deyim yerindeyse eli sopalı bekleyen anne ve babalar bir de İlayda’yı özgür bırakıp sevgiyle besleyenler, kişilik kazandıranlar… Dileğimiz Aziz Sancar ile başlayan, İlayda Şamilgil ile devam eden bilim adımlarındaki Türkiye tabelasına ve insanlık onuruna yeni isimlerin eklenmesi, değerlerinin bilinmesi…

NOTLAR

SAYILARI SEVİYOR                                                                                                                         Babası doktor ve annesi sağlık sektöründe çalışan İlayda, ailesinin desteğini ön planda tutuyor… Çocuklar matematik ve fiziği pek sevmezken o, “Sayıları kullanmak hayatı kolaylaştırır. Mantığını anladıkça güzel geliyor” düşüncesinde.

SIRADA NELER VAR?                                                                                                                       İlayda Şamilgil’in gelecek ile ilgili sorun ve çözüm planı da hazır… “Telefonlar, şarj problemleri, ürünlerdeki katkı maddeleri gibi bir sürü sorun var. İleride bunlardan birine çözüm bulabilmek isterim” diyor.

Yazı: Burçak Öksüz Doğan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s