Gıybet Yapan, İnsan Eti Yer Bilmez Misin?

SAMATYA’DA BİR SOKAK: “ETYEMEZ’’  PEKİ NEDEN ETYEMEZ? 20 YIL ÖNCE BU SOKAKTA MUHTARLIK YAPAN AMCAMIZI  BULDUK VE ONA SORDUK. BAKIN NE CEVAP VERDİ…

Samatya… Dizilerin unutulmaz mekânı. Dar sokakları ve pek çok tarihi yapıyı bünyesinde barındırması ile nostaljinin İstanbul’daki adı. İşte Samatya’da, dikkatimizi çeken bir sokak var. Her sokağının ayrı hikâyesi var. Bu tartışılabilir ama bizim sizlere anlatmak istediğimiz tamamen farklı bir konu. Çünkü Samatya’yı Samatya yapan bambaşka, hiç birimizin bilmediği değerleri var. İstanbul’un belki de en bol camili, türbeli, tekkeli yerlerinden biri burası. Adeta her bir sokağının her bir caddesinin ve o cadde üzerinde yer alan her bir tarihi değerin ayrı bir hikâyesi ayrı bir önemi var bizler için. Samatya sınırları içerisinde yer alan “Etyemez Sokak” işte tam da anlattığımız bu önem içerisinde yer alıyor. Boydan boya büyük bir yokuş, o yokuşun sağlı sollu dükkânları ve İstanbul’un hareketliliği bu sokakta ilk başta göze çarpan. Aslında bir sokak değil. Boydan boya bir yılan misali kıvrılan kocaman, büyük bir cadde. Sokakta yukarıdan aşağı yürüdüğünüz zaman, yolun en sonunda, sahile bakan tarafta yer alan cami, üst geçit ve tekke “Etyemez” adını alıyor.

KİMDİR ETYEMEZ?

Araştırdık. Türk Hava Yolları’ndan emekli Dursun Akgün, tecrübeleriyle bize eşlik etti. Önce o sokağın muhtarını, 20 yıl önce burada muhtarlık yapan “Muhtar Amcalarımızı” bulmanın keyfini yaşadık. Nihayet; Etyemez Camii imamı ve mahalle muhtarlarının anlattıkları, bir de bizim internet üzerinden yaptığımız küçük araştırma sonucunda, sorumuzun cevabını bulmuş olduk: gıybet yapmak  insan eti yemek gibidir. Etyemez Cami’nin gerçek adı “Beyazid-i Cedit Camii”dir. Avlu içerisinde yer alan kitabeden Cami’nin gerçek adının Beyazid-i Cedit olmasına rağmen neden halk arasında Etyemez Cami dendiğinin açıklaması yer alıyor. Çünkü kitabede Fatih Sultan Mehmed’in mirzalarından Etyemez Tekkesi’nin banisi Mehmed Mirzazade bin Ömer-ül Buhari’nin medfun olduğu anlaşılmakta. Bu kitabe Etyemez Tekkesi’nin yıkılması üzerine buraya getirilmiş. Halk arasında burası artık Etyemez Camii olmuştur. Aynı Camii’nin hemen karşısında sahille bir köprü niteliğinde olan üstgeçit gibi. Burada kime sorsanız o üst geçitin adı “Etyemez Üstgeçidi” ve yine kime sorsanız bu Camii’nin adı “Etyemez Camii”dir. Ve Samatyalılar, burada medfun bulunan zatı şu şekilde anlatıyorlar: “İnsanların aleyhine konuşmazmış. Çünkü dinimize göre insanların arkasından konuşmak, gıybet yapmak insan etini yemek gibidir. Siz bundan tiksinmez misiniz? Bu zat bir yerde gıybet olduğu zaman hemen sustururmuş. Hemen gıybet edilen kişiyi müdafaa edermiş. Yahut orayı terk edermiş” İşte bu güzel düşünce için sokağa, camiye ve her ne kadar yıkılmış dahi olsa tekkeye “Etyemez” adı verilmiş.

BİR RİVAYETE GÖRE…

Etyemezler Tekkesi ile ilgili geçmiş zamanda çok fakir oldukları için et yemediklerine ilişkin bir rivayet de var. Et yemedikleri içinde kendilerine “Etyemezler” dendiği de biliniyor. Bir diğer yoruma göre ise surların dışında kesim evleri varmış. Oradan yeniçeri kışlalarına gönderilen etlerin önünden insanlar geçemez ve et yemezlermiş. Hangisi doğrudur tarih bize her zamanki gibi koşulsuz cevap veremiyor, sadece elimizdeki kitabelerden, büyüklerimizden dinlediklerimizden öğrenebiliyoruz, öğrendiklerimizi tartışarak gerçeğe ulaşmaya çalışıyoruz. Lakin şimdilerde Beyazid-i Cedit Camii’nin içerisinde yer alan kitabe ve bölgenin büyüklerinden edindiğimiz bilgiler güzel, çok güzel bir ahlak anlayışını gösteriyor bize. Ve biz bu güzel düşünceyi kendimize daha yakın hissediyoruz. Araştırmamız sonunda Samatya’dan gülümseyerek ayrılıyoruz. İşte bölge halkının büyüklerinin dışında kimsenin bilmediği Etyemez’in hikâyesi böyle… Her birimizin bu güzel ahlak anlayışını bir düşünüp, bir kez daha düşünmesi temennisiyle, yolu düşen herkesi Samatya’ya ve sonrasında da Etyemez adını alan sokak, camii ve de diğer yerlere bekleriz…

GIYBET, İNSAN ETİ YEMEKTİR

» Cami avlusundaki kitabeden medfun olduğu anlaşılan, Fatih Sultan Mehmet mirzalarından Etyemez Tekkesi’nin banisi Mehmet Mirzazade bin Ömer-ül Buhari, insanların aleyhine konuşmazmış. Bir yerde gıybet olduğu zaman hemen susturur, gıybeti yapılan kişiyi müdafaa eder yahut orayı terk edermiş.

» Bir rivayete göre surların dışında yer alan kesim evlerinden Yeniçeri kışlalarına gönderilen etlerin kokusu yüzünden insanların et yemedikleri ve sokağın isminin buradan geldiği.

Yazı: Kübra Demir

*Marmara Life sayı 89- Mart/Nisan 2015

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s