“Değişimden değil yerinde saymaktan kork!”

YouTube’un dünyanın dört bir yanından seçtiği 11 değişim elçisinden biri olan Barış Özcan; sanat, tasarım ve teknoloji konularını “hikâye anlatıcılığı’’ ekseninde buluşturarak yüz binlerce kişiye ilham veriyor.

YouTube, 2016 yılının Eylül ayında başlattığı küresel bir proje olan “Creators for Change” kapsamında pozitif sosyal mesajları çoğaltan içerik üreticilerine bir milyon dolarlık bir fon ayırdı. Seçilen değişim elçileri, nefret söylemleri yabancı düşmanlığı gibi olumsuzluklarla mücadele ediyorlar, hoşgörüyü ve empatiyi artırmaya, fan kitleleri sayesinde pozitif sosyal deği- şim mesajlarını küresel çapta yaymaya çalışıyorlar. Dünyanın dört bir yanından seçilen 11 değişim elçisinden biri ise Barış Özcan oldu. Amerika’da yeni projeler için çalışan Özcan ile Skype üzerinden bir söyleşi yaptık. Kendini “zamane” değil de “zamanın çocuğu”, “öğrenci” değil de “hayat boyu öğrenici” olarak tanımlıyor ve ekliyor: “Denemekten çekinmeyin. Hayatımız beta değil mi? Değişimden korkmamak lazım. Yerinizde duruyorsanız bilin ki yerinizde durmuyor geriye gidiyorsunuz. Olumlu bir değişim için ileriye doğru adım atmanız lazım” diyor.

YouTube’un seçtiği 11 değişim elçisinden birisiniz. Bunun omuzlarınıza bir sorumluluk yüklediğini hissediyor musunuz?

Kuşkusuz büyük bir sorumluluk yüklüyor. Ayrıntılara çok dikkat eden bir kitle var. Geleneksel televizyon yayıncılığında televizyon aptal kutusu olarak görülüyor, izleyiciler de aptal kutusuna mahkum bir kitle diye kategorize ediliyordu. Ancak dijitalde zeki ve gözlemci bir kitle var. YouTube gibi platformların başarı sağlamış olmasının altında yatan sebep de bu. Bu kitle sizi izlerken ve her hafta yeni bir içerik beklerken bir yük yükleniyor omuzlarınıza ve daha çok özen göstermeye başlıyorsunuz. YouTube’daki kanaat önderleri etkisini her geçen gün artırıyor. Bir araştırma kapsamında Amerika’da spor, tv, müzik dünyası, Hollywood, Youtube gibi farklı alanlardan yirmi beş tane şöhret olan isim milenyum kuşağına gösterilmiş. Bunlardan hangisini rol model olarak benimsersin sorusuna verilen cevaplarda ilk beşte YouTube dışından sadece bir kişi var; o da Brad Pitt.

Video çekeceğiniz zaman etrafınıza daha farklı bir gözle bakmaya başlıyor musunuz? YouTube’un üzerinizde böyle göz açan bir etkisi oldu mu?

Aslında cebinde cep telefonu taşıyan herkes için şöyle bir risk var. Bir yerde fotoğraf çekip, tweet atıp, Instagram’da paylaşmaya başladığınız anda, anın bir kısmını kaybetmeye başlıyorsunuz. Bu benim yıllardır üzerinde düşündüğüm bir konu. Ancak sorunuzda belirttiğiniz gibi farklı bir perspektif katma gibi bir etkisi de var. Çok daha dikkatli hale geliyorsunuz. Öylesine gelip geçmiyorsunuz. Ben seyahatlerimi öncesi-sonrası ve esnasında diye üçe ayırıyorum. Çoğu insan sadece seyahat sırasını düşünüyor. Ben gitmeden önce de zihnen bir hazırlık yapıyorum. Algınızı hazırlarsanız gözünüz çok iyi bir fotoğraf makinesidir, en küçük ayrıntısı milisaniyede görür ve kaydedersiniz. Kaydederken “action-cam” kategorisinde yer alan makineleri tercih ederseniz ekran olmadığı için neyi çektiğinizi aslında sadece tahmin ediyorsunuz. Böylece aradaki cihaza sadece kayda girerken bakıp devamında olaya odaklanıyorsunuz. O anları gerçekten yaşarken kaydedebiliyorsunuz. Seyahat sonrası da bu kayıtları tasnif etmek, kesip biçmek, arka arkaya eklemek, seslendirmek, müzik eklemek ve bir hikâye oluşturmak gibi bir çaba var. Bu çaba da sizi o anlara geri döndürüyor. Yani eğer bir hafta seyahat edecekseniz aslında üç haftalık bir deneyim oluyor bu sizin için.

İnternet üzerinden nefret söylemleri, aşırılık, nefret suçları, cinsiyetçilik ,yabancı düşmanlığı, gibi olumsuzlukları ne ortadan kaldırır?

Evet, artılar olduğu kadar eksiler de var. Ying Yang gibi… Bardağın hep boş tarafını görmeye meyilli bir kitle var. Ancak iyilik iyiliği, kötülük de kötülüğü artırıyor. Kötüyü görüp ne kötü deyip dillendirdiğinizde bile kötü çoğalıyor. Odağımızı iyi olan, faydalı olan, beyaz olan şeylere çevirmeliyiz. İnsan zihni iyi olanı gördükçe iyi bir şeyler yapmak için motive oluyor.

Türkiye’deki YouTube içeriklerindeki dili diğer ülkelerden ayırt eden nedir?

Kültürel dinamiklerimiz, toplumsal bakış açımız bir fark yaratıyor elbette. Biz sahiplenince delicesine sahiplenip, tutkuyla bağlanıyoruz. Bazı takipçiler; ki bu kelimeyi kullanmayı çok sevmiyorum, bazı arkadaşlar diyeyim, hayatına fayda katan içerikleri görünce karşılığında ben de bir şeyler yapmalıyım hissi yaşıyorlar. Mesela çizim yeteneği varsa benim bir fotoğrafımı çizip onu gönderiyor. Bir de geleneksel tv yayıncılarına mikrofonunuzun markası ne, arkadaki beyaz ışık değişti mi gibi teknik bir soru gelmez. Yani mecra içeriğin tüketiliş biçimini bile değiştiriyor.

İyi hikâyeleri bulmak, çıkarmak dışında iyi bir anlatıcı olmak için ne lazım?

Çok sıkı bir gözlemci olmak lazım. İyi bir hikâyeyi formülize etmek yetmiyor. Hikâye anlatıcılığı, bu formüllere bakarak öğrenilmiyor. En azından ben bu şekilde öğrenemedim ve hala daha öğrendiğimi iddia etmiyorum. Sürekli olarak denemeler yapmak gerekiyor.

‘Nasihat Edici’ler’

YouTube, devasa bir okyanus, içinde her türden içerik üreticisi var. Google’dan sonra dünyanın en çok ziyaret edilen ikinci arama motoru. Hal böyle olunca güvenilir nasihat edici “trustable adviser” denen insanlar da var aralarında. Bunlar sadece moda, makyaj, yemek, oyun, teknolojik ürün konularında değil başka konularda da içerik üretiyorlar. Bu içeriklerin hayatımızı değiştirmedeki gücünü göz önüne alarak YouTube, Sosyal Değişim Zirvesi gibi bir inisiyatifi üstlendi.

“Hikaye anlatıcısıyım”

Zamanın dili ve geçmişin bilgeliğini bir araya getirdiğinizde hikâye anlatıcılığı yeni bir form bulmaya başlıyor. Sürekli deneme yapmak ve bundan çekinmemek lazım. Google, YouTube gibi mecralar için “always beta” der. Sürekli deneme aşamasında yani… Hayatımız da öyle değil mi, sürekli denenme halindeyiz. Hayatımız beta… Ben kendimi hayat boyu öğrenci değil ama öğrenici olarak görüyorum

 

Röportaj: Hatice Erkan

*Marmara Life sayı 100-Ocak/Şubat 2017

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s