Kalbin Dahi Çocuğu

DÜNYANIN ‘KALBİN DÂHİ ÇOCUĞU’ OLARAK TANIDIĞI TÜRK ASILLI RUM KALP CERRAHI ORDİNARYÜS PROFESÖR DR. AFKSENDİYOS KALANGOS; İHTİYAÇ SAHİBİ HASTALARINA TANI KOYMAKLA KALMAYIP, İLAÇ MASRAFLARINI KARŞILAYAN BİR ADAMIN, DR. KOSTANTİN KALANGOS’UN OĞLU. HEKİMLİK İSE BABADAN MİRAS KALAN YAŞAM FELSEFESİNİN BAŞ MİMARI…

1960 yılında İstanbul’da Rum bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Afksendiyos Kalangos, Abdulaziz dönemin de saray başhekimi olan büyük dedesi Ksenofon Zografos ve İtalyan Hastanesi’nin başhekimi olarak yıllarca hizmet veren babası Kostantin Kalangos’un geride bıraktığı en değerli mirasları. Hekimlik, her ne kadar aileden gelen bir meslek gibi görünse de onlar için kuşaklardır süregelen bir yaşam felsefesi aslında. Kalangos’un felsefesini belirleyense, 1967’de dünyada ilk kez kalp nakli yapan Güney Afrikalı cerrah Christiaan Barnard. Barnand’a henüz 7 yaşındayken bir gazetede rastlayan Ordinaryüs Profesör, ‘ben kalp cerrahı olacağım’ diyerek çıkıyor kalplere olan yolcuğuna. Şimdi gelin, bizler de takılalım Kalangos’un peşine…

Kalangos, başarılarla dolu hayatına önce Saint Benoit Fransız Lisesi’ni, ardından 1984’te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni birincilikte bitirerek başladı ve Paris’te dünyaca ünlü Fransız Cerrah Alen Carpentier ile çalışma fırsatı yakaladı. Ardından Cenevre Tıp Fakültesi’nde görev yapmaya başlayan başarılı cerrah, 2000 yılında Cenevre Tıp Fakültesi’nde sınavla kürsü başkanlığına atandı. 2011’de ise kardiyovasküler departmanının direktörlüğüne getirildi ve yıllarca kalp kapak tamiri üzerine gerçekleştirdiği çalışmaları, geliştirdiği bioemilir kalp kapak halkası ile taçlandırarak 10 bin hastayı hayata bağladı. Böylece Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne layık görüldü ve iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterildi. Erken yaşta aldığı kararların peşini hiçbir zaman bırakmayan Kalangos, 2006 yılında Cenevre Üniversitesi’nde aldığı ‘Ordinaryüs Profesör’ unvanınıysa henüz 46 yaşındayken taşımaya başladı.

BAŞARISININ TEK SIRRI: KALPLERE DOKUNMAK

Daha şimdiden hayranlık uyandıran bu başarı öyküsünün, başrolü elbette unvanlar değil. İnsanlığın, merhametin ve vicdanın ağır bastığı bu öykü hala hayatta olduklarına dair umut vaadediyor bizlere…

Öyle ki; 1998’de Cenevre’de kurduğu ‘Hearts for all’ (Herkes için kalp) derneği aracılığıyla fakir ülkelerdeki kalp hastası çocukları ücretsiz ameliyat ediyor.Aynı zamanda 2012 yılında  Amerika’da kurduğu “Global Heart Network” ve Türkiye’de 2015 yılında kurduğu “Kalangos Vakfı” bünyesinde gelişmekte olan ülkelerin de ihtiyaç sahibi bebek ve çocuklarına ücretsiz hizmet veriyor. Yani, tıpkı babası gibi o da herkes için atan kalbiyle, kalplere dokunuyor…

‘EĞİTİM EN BÜYÜK ZENGİNLİKTİR’

“Yaşam var oldukça ümit ve hayaller bitmez” diyen ünlü kalp cerrahı, hali hazırda başında olduğu Cenevre Tıp Fakültesi’nin kardiyovasküler departmanında 700 kişilik bir ekiple çalışırken; araştırmalarına ve eğitim vermeye devam ediyor. Eğitimin en büyük zenginlik olduğuna inanan Kalangos, bu inançla kendi topraklarını da filizlendiriyor. 2013 yılında eğitim vermeye başladığı Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni dünyanın önde gelen araştırma merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda Beyoğlu Merkez Rum Kız Mektebi Vakfı’nın kuracağı üniversitede rektör olmaya hazırlanan profesör, ülkesinde gördüğü eğitimle, deneyimlediklerini aktarmayı bir gönül borcu olarak görüyor.

HAYATIN ANLAMI, O KUTUDA SAKLI

Cerrahların genellikle ‘soğukkanlı insanlar’ olduğu söylentisi kulağımıza gelmiştir elbet. Kimi zaman acımasızlıkla da bir tutulan bu soğukkanlılık, hayatı ciddiye almanın ta kendisidir belki de. Kişiliğiyle, söylemleriyle, hedefleriyle ve en önemlisi hayata bağladığı canlarla; insanlığa, ahlaka ve merhamete olan inancımızı kaybetmişken tabularımızı yıkıveriyor Afksendiyos Kalangos. Mutluluğun paraya çoktan yenildiği, vicdanınsa yenilmemekte direndiği bu yeni dünyada, aldığı nefesi hisseden birilerinin hala var olduğunu müjdeliyor. Üstelik, kaybettiğimiz inancı nerede bulabileceğimizi de gösteriyor fark etmeden: Çocuklarda! Hatta 9 yaşındaki Elga’da..

Elga, henüz 9 yaşındayken koskoca bir adamın hayatına koskoca bir anlam kazandırmış özel bir çocuk. Yıllar önce, Gürcistan’da ailesiyle yaşayan Elga, küçük yaşında yalnızca yoksullukla değil, kalbindeki tümörle de mücadele ediyordu. Aynı yıllarda Afksendiyos Kalangos, ihtiyaç sahibi çocukları tedavi etmek üzere İsviçre’den Tiflis’e gelmişti; tıpkı, kızlarına şifa aramak üzere varını yoğunu satarak yollara düşen Elga’nın ailesi gibi. Böylece bu küçük kızla yolları kesişen profesör, riskli bir ameliyat olmasına rağmen ona bu şansı tanıyarak operasyonu gerçekleştirdi. Sürecin devamında beklenenden hızlı iyileşen Elga, hayata tutunmayı başardı ve hiçbir karşılık beklemeden, kalbine dokunan Kalangos’a teşekkür etmek istedi. Bunun için, tek oyuncağı olan boş bir tahta kutu uzattı ona. Elindeki boş kutuyu dolduracak bir şeyi olmadığından binlerce öpücük koyduğunu söylediğindeyse, küçücük elleriyle bir kalbe dokundu o gün. Kalangos ise hayatına anlam katan bu paha biçilmez hediye için “O kutuya her baktığımda mesleğimi neden icra ettiğimi daha iyi idrak ediyorum. Bana neden bu mesleği yapmam gerektiğini, yapacak daha çok işim olduğunu, dünyada 12 milyon kalp kapak hastası çocuk bulunduğunu ve okyanusta bir damla da olsa yaptığım işin önemini hatırlatıyor” diyor. Sizce de hak ettiği teşekkürü, o küçük kızın saflığında bulmadı mı koca yürekli ordinaryüs? O halde teşekkür etmeli Ksenofon Zografos’a, Kostantin Kalangos’a, Afksendiyos Kalangos’a ve Elga’ya. Tüm dünya adına…

Not:  “Babam bu köşkün bahçesinde haftanın 3 günü fakir hastaları bedava muayene ettiği için bahçemiz hastalarla dolar taşardı. Bununla da yetinmez, bu insanların ceplerine ilaç alacak para koyardı. “Baba neden bir de para veriyorsun” diye sorunca da “Paraları yoksa nasıl ilaç alacaklar, teşhisi koyup göndermek yetmez” diye azarlardı diyor Kalangos; yalnızca hekimliğin değil, insanlığın mirasçısı bir evlat olarak.

‘BEN KALP CERRAHI OLACAĞIM’

7 yaşındayken gazetede Güney Afrikalı cerrah Christiaan Barnard’ın dünyada ilk kez kalp nakli yaptığı haberini okuyunca öyle etkilenmiş ki bir sabah, traş olan babasının karşısına dikilmiş ve kararlılıkla “Ben” demiş “kalp cerrahı olacağım…” Dediğini de yapmış. Tıbbı kalp cerrahı olmak için okumuş…

Yazı: Julia Kütnaroğlu

*Marmara Life sayı 98

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s