NETA KAPTAN!

Kasım ayının son günleri, hava 7 derece ve bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağıyor. Karaköy iskelesine doğru koşar adımlarla yürüyorum. 10:20’de kalkacak olan Fatih vapuruna yetişmem lazım. “Bu yağmurda vapura binmek için onca yol tepilir mi, delirdin mi sen?’’ diye soruyorum kendime. Ve cevaplıyorum “Delirdim, üstelik çok da sıkı giyindim.’’

Evet, doğru okudunuz. Kimi zaman çiçekçi, kimi zaman kalaycı olan ben, bu sefer kaptan koltuğuna göz dikmiştim. Geminin kaptanı ile röportaj yapabilmek için Şehir Hatları’ndan gerekli izinleri alıp, Fatih isimli vapurun yolunu tuttum. Erken gelmiş olmanın mutluluğu ve iliklerime kadar ıslanmış olmanın verdiği üşüme duygusu ile kendimi bir çaycıya attım. 15 dakika sonra vapurun sesini duyar duymaz çaycıdan kalktım. Fatih vapuru da ben de gizli gizli buluşan sevgililer gibi yavaşça iskeleye doğru yaklaşırken; Bülent Ortaçgil aynı şeyi tekrarlayıp duruyordu: “Yaşam bizden hızlı/ beklesen olmaz/ kararımı çoktan verdim/ denize doğru” sonra Bülent Ortaçgil sustu, ben mırıldandım. Yaşam bizden hızlı, yetişen selamımızı söyleyiversin. Evet, yaşam bazı anlarda o kadar hızlıydı ki yetişebilmek için iliklerime kadar yağmur yediğim vapur; tek bir yolcu almadan çekip gidiyordu iskeleden. Hemen telefona sarıldım: “Beni iskelede unuttunuz!” diye sitem ettim Selman Kaptan’a. “Üsküdar’a gitmemiz lazım, gemi seferden çıktı” dedi karşıdaki ses. Pes eder miyim? Etmedim, Üsküdar’a doğru yol aldım acelece…

Kaptan Köşkü

Biraz mahcup ama misafirperver bir şekilde karşılıyor Selman Kaptan beni. Hemen kuruluyorum kaptan köşküne, sıcak bir çay ikram ediyor ve sohbete koyuluyoruz. Rizeliyim ben diyor ve başlıyor anlatmaya; “İkiz kardeşimle birlikte 5 yaşında okula başladık, babam inat etti Rize’deki okullar yaşımız küçük diye almayınca kalktı İzmir’e
yerleşti. Bizi orada bir okula kayıt etti. Tabii 1 yıl sonra Rize’ye geri döndük. İlkokulu ve ortaokulu orada okuduk. Lise döneminde ise kardeşim de ben de turizm okuma hayaline kapıldık. Fakat benim nasibimde denizcilik onunkinde ise torna tesviye varmış, rotamızı İstanbul’a çevirdik. Beykoz Denizcilik Lisesi’ni bitirdikten hemen sonra dış sularda çalıştım. 18 yaşındaydım ve dünyayı görmek gibi bir hevese kapılmıştım. Denizcilik, tercümanlık derken üniversite okumaya karar verdim. İşletmeyi bitirdikten sonra da Bahçeşehir Ünivesitesi’nde İletişim fakültesinde yüksek lisans yaptım. Lise yıllarımda dilimi geliştirmem benim çok işime yaradı. 2004 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde öğretmen olan bir arkadaşımla birlikte ders verdim. Hatta bir dershane bile açtım. Kurum içinde de eğitimci yanım devam ediyor, İngilizce öğretiyorum” diyor.

“Bu gemi bizim evimiz ”

‘Sefer saatlerimize ve mevkimize göre değişiyor bizim günümüz. Bir aksilik olmazsa 15 güne bir değişir seferlerimiz. Kızımı okula bıraktıktan sonra otobüse binip işe alıyorum. Öncesinde bilgi alışverişi yapıyoruz; arızalar, unutulan eşyalar vb. ne varsa rapor sunuyoruz. Çarkçıbaşı, reis, gemici, yağcı bütün ekip neta (Her şey yolunda) dediği an üniformamı giyip sefere başlıyorum. Molalarımızda ise yemek yiyip, çay kahve içip dinleniyoruz. Ayrıca görevimiz sadece yolcu taşımak değil. Onları emniyetli bir şekilde gidecekleri yere ulaştırmak o yüzden geminin bakım işlerini de sefer aralarında hallediyoruz. Gün sonunda gece seferimiz yoksa bazılarımız nöbete, bazılarımız dinlenmek için kamaralarına ayrılıyor. Yani sizin anlayacağınız bu gemi bizim evimiz…’

‘Baba seni özlüyoruz ’

‘Yurtdışı suları gençken güzel ama yaş ilerleyince ve yuva kurunca zor oluyor. Şehir Hatları’nda çalışmak bu yüzden benim için çok keyifli çünkü evime gidebiliyorum. Beni buraya başvurmaya ikna eden de babam olmuştu, iyi ki de ikna etmiş. İşe Eskihisar – Topçular hattında çalışan arabalı vapurda başladım. İlk iş günümü hiç unutmuyorum, öğle yemeğinde bir abi “Ben 10 yıldır burada çalışıyorum” dediğinde hayrete düşmüştüm. Nasıl geçer bu kadar yıl sorusu aklımı kurcalamıştı. Bu düşüncemin üzerinden tam 19 yıl geçmiş. Ne ara geçti hiç hatırlamıyorum. Bu 19 yıl içerisinde evlendim. Eşim tercümanlık yaptığım yerde stajyerdi. Şimdi iki çocuğum var ve evime gitme imkânım olmasına rağmen “baba seni özlüyoruz” diyorlar.

Hem alaylı hem mektepli

‘Eğitim önemli fakat liyakat da şarttır bu işte. En kıdemli olan, gemiyi en iyi tanıyan reis olur. Tabii manevra gözcülük vs. gibi yetenekleri de olmalı. Yukardan kaptan gelmez, hem alaylı hem mektepli olacaksın burada. Ben de reislikten gelmeyimdir, okulunu
okumak yetmez. İşi öğrenebilmek için sahada pişmek lazım. Mesela reis seyirde kaptana yardım eder. Kaptan işleri güveniyorsa ona bırakır ki öğrensin, deneyim kazansın. Kaptan gemidekilerin öğretmenidir, onları gözleyip yönlendirmelidir. Bana da bu şekilde öğrettiler. Çok şükür ki ben çalışırken bana yön gösteren vardı. Adını anmadan geçemeyeceğim önemli ustalarım oldu.  Necati Gürkaya gemisinde Turgut Mandacı’nın üzerimde emeği vardır. Ustalar önce mesleği değil insanlığı öğretirmiş, gerçek bir ustaydı kendisi. Gençtim ve beni yetiştirme yolunda deneyimleri ve nasihatleri çok kıymetliydi. İlerleyen yıllarda Necati Gürkaya gemisi arızalandı ben de Mehmet Akif Ersoy gemisine geçtim. İnsan hayatı tesadüflerle alakalıdır derler,  doğruluğunu o zamanlar anladım. Gemiden ayrılan birisinin yerine ben geçtim. Gemiye katıldığımda hala gemiciydim 2005 yılında reis oldum. Hayrettin Kaptan ile aramızda inanılmaz güzel bir enerji oluştu. Sadece iş değil kitap, tarih, siyaset sohbetleri yapar olmuştuk. Cağaloğlu’ndan kitap almaya gider saatlerce sohbet ederdik. Tavsiyeleri ve nasihatleri ile beni yetiştirenlerden biri de o idi. Hem iş hem insanlık öğretenlerdendi daha sonra emekli oldu. Sonrasında ise Tuncay abinin yanında staj yaptım. O da çok soğukkanlı, kendinden emin, motive eden bir ustaydı. Keza ondan da çok şey öğrendim ve terfi aldım. Bu ustalar bende iz bıraktılar. Hepsine müteşekkirim.

Kaza geliyorum demez

‘İşimizde kusursuz muyuz? Elbette ki hayır, Titanic için batmaz demişlerdi maalesef ilk seferinde battı. Çünkü kaza denilen bir gerçek var. Kazalar çoğunlukla insan hatası yüzünden meydana gelir. İşte bu yüzden kendimizi eğitmek ilk kuralımız olmalı. Bilgimize, tecrübemize güvensek bile eğitim her daim devam etmeli. Tabii kaza olacaksa eğer geliyorum demez, gelir. Ara sıra benim başıma da gelmişliği vardır. Motorun arıza yapmışlığı da oldu, deniz trafiği de.’

Denizde dalga olur

‘Şüphesiz ki herkes hem fikirdir, boğaz eşsiz bir güzelliğe sahip. Bu işin ustaları için boğaz trafiği ve akıntısı artık alışılagelmiş küçük zorluklar. Ancak unutmamak lazım ki denizde dalga olur. Herkes de bu dalgadan nasibine düşeni alır. Sefer bölgelerine göre
durum değişiyor elbette. Adalar deniz trafiği olmadığı için daha rahattır. Kanlıca, Rumeli, Sarıyer gibi yerler diğerlerine kıyasla biraz daha zorludur.’ İyi bir kaptan , iyi bir gözcü olmalıdır ‘İyi bir kaptan boş vermemelidir. İşiniz ne olursa olsun, başkalarının canı size emanetse dikkatli ve gözlemci olmak gerekir. Yolcuyu hızlı ulaştırmaktan ziyade emniyetli ulaştırmak daha önemlidir. Ve mürettebatının da makine değil insan olduğu sık sık hatırlanmalıdır. İşleri uyumlu yürütecek kadar anlayışlı bir amir olmak lazım.’ diyor Selman Kaptan ve ekliyor ‘Biz de bu yollardan geçtik. Öğrenebilmek için işin ustasının arada sırada işi size devretmesi lazım. Yoksa tek başına tecrübe kazanmanız zordur…’ Sadece yolcu değil , hayal de ta şıyorlar Gözlemlediğim kadarıyla Selman Örün mürettebatı için sadece kaptan değil. Aynı zamanda bir öğretmen ve bir abi. Sohbet ederken, ara ara görevi Tamer Reis’e bırakıyor ve sorularımı cevaplamaya çalışıyor. Ben de seyir esnasında kimseyi görevinden alıkoymamak için her fırsatı değerlendiriyorum ve soluğu mürettebatın yanında alıyorum. Kim ne iş yapar sorup soruşturuyorum. Reis yani kaptanın yardımcısı olan Tamer Arslan’ın yanına gidiyorum. Başlıyor anlatmaya; “Askeri usuldür denizcilikte her şey. Okulunu okumak yetmez. Gemici olarak başladım, reis olarak devam ediyorum. Bir nevi kaptanın gözcüsüyüm.” diyor. Çarkçıbaşı Mesut ise silicilikten terfi etmiş. 4 yıldır da Fatih vapurunda görev alıyor. Her birinin görevi ayrı haliyle zorlukları da farklı ama onlar işlerini seviyorlar. Çünkü farkındalar, Yeditepe İstanbul’un en güzel hallerini sundukları insanlar vapurla yolculuk etmeyi çok seviyor. Onlar da vapurun merdivenlerine oturup çay içen ve bu müthiş panoramaya âşık olan yolcuları seviyorlar. Biliyorlar ki bir kere alıştıktan sonra gidilen her yerde aranan, demirine ayakların uzatıldığı, köşe başında elinde çay tepsisiyle bir adam çıkmasa da, atacak simit bulunmasa da, kraker atmayı deneyince martılar oralı olmasa da çocuklar gibi sevilen toplu taşıma aracının bir ferdi onlar…

NOTLAR

  • 2005 yılı Mart ayında Şehir Hatları İDO’ya devredilmiştir. Aynı dönemde, eski nesil yolcu vapurları ile tarihi önem ve değere sahip vapur iskelelerinin renovasyonu gerçekleştirildi ve bazı iskeleler yeniden inşa edildi. 2010 yılı Eylül ayında da İstanbul Şehir Hatları Turizm ve Tic. San. AŞ. kurularak, Şehir Hatları vapurları ve iskeleleri yeni şirkete devredilmiştir.
  • 1858’den beri vapurların işlediği Haliç hattında kurulu bulunan Haliç Vapurları Şirketi ve 1841’de Boğaz hattında vapur işletmek üzere 1851’de kurulmuş olan Şirket-i Hayriye’nin 1945’te kamulaştırılarak bütün haklarının Şehir Hatları’na devri ile İstanbul sularında vapur taşımacılığı tek çatı altında toplanmıştır.
  • Fatih vapuru 2006 yılında iki ay süren (24 Nisan – 24 Haziran) bir kampanya ile belirlenen ve 368 bin 575 oy kullanılan (ankette: ‘Haydi İstanbul vapurunu seç’) kampanyada oyların % 41’ini alan 4 numaralı modelin 5 tanesinden biridir.

 

GEMİ MÜRETTEBATI

Güverte Bölümü
» Kaptan: Geminin en yetkili idari amiridir.
» İkinci Kaptan
» Üçüncü / Dördüncü Kaptan
» Güverte Lostromosu : Güverte bölümündeki işçilerin amiridir.
» Usta Gemici: Kadro itibarı ile reisin altındaki kadrodur.
» Gemici: Yine reise bağlıdır ve usta gemici ile aynı işi yaparlar ama usta gemiciye göre daha tecrübesizdir.

Makine Bölümü
» Baş Mühendis: Baş Mühendis gemideki teknik amirdir.
» İkinci Mühendis
» Üçüncü / Dördüncü Mühendis
» Elektrik Zabiti
» Yağcı
» Silici

 

Yazı: Dilara Gülşah AZAPLAR / Fotoğraf: Yağız KARAHAN

*Marmara Life sayı 100

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s