Başarının Mimarı VEDAT DALOKAY

Elazığ’da temelleri atılmış, İstanbul’da yoğrulmuş, yurt dışında çalışma yapmış, Ankara’da gerek iş hayatında gerek politik dünyasında (Belediye Başkanı) zirve yapmış, projeleriyle ödülleri toplamış, Pakistan’daki İslamabad Camisi’ni tasarlamış çok çok önemli bir değer…

Her şey 1927’de Atatürk’ün öleceği gün olan 10 Kasım’da Elazığ’da başladı. Atatürk hayranı babası, cenaze töreni dönüşünde rahatsızlanıp 1 yıl sonra hayata veda edince 12 yaşında babasız kalan Vedat Dalokay, eğitim için İstanbul’a geldi. Hem tıpı hem de İTÜ mimarlığı kazandı. 1949’da mimarlıktan mezun oldu. Ankara PTT’de ve bayındırlık bakanlığında çalıştı.Kalemi ve çizimleri çok sağlamdı. 1951’de Fransa’ya gitti ve çeşitli bürolarda çalıştı. Eskişehir Porsuk Oteli Projesi’ni kazanması onun hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Ankara’ya yerleşir ve mimarlık atölyesi kalıcı hale gelir. 1950’li yıllar onun ödül dolu seneleriydi bir anlamda. Katıldığı her yarışmada neredeyse hep zirvede!

Kocatepe’ye Niyet İslamad’a Kısmet
Eli boş çıkmadığı bunca yarışma arasında bir tanesi vardır ki uluslararası boyuta taşınmıştır… O da birincilik kazandığı Kocatepe Camii Projesi. Dalokay ve Nejat Tekelioğlu, 1957 yıllında, Türkiye Devrim Diyanet Sitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin açtığı yarışmayı kazandılar ancak tasarım alışılmış camilere benzememekte, farklı çizgiler taşımaktadır. Ve en sert eleştirilerden birisi gelir; minare füzeye benzetilir. Dernek bu projeden vazgeçer. Atılan temeller dinamitlerle sökülür.

Bunun üzerine Vedat Dalokay, yapılmayan tasarımının kubbe örtüsünü değiştirerek yapımı daha kolay olan ve han çadırına atıfta bulunan bir strüktürle camisini uluslararası mimarlar birliğinin düzenlediği yarışmaya gönderir. Proje 1969 yılında, 17 ülkeden 43 tasarımın arasından 1. seçilir ve yapım kararı alınır. Yapımına 1978’de başlanır ama bittiğinde dünya mimarlık tarihinde kendisine yer edinmiş bir yapı ortaya çıkar.

 

 

Rahatsız Bir Ankara
1970’li yıllar Dalokay için siyaset penceresinin açıldığı dönem. 1973 seçimlerine CHP’den Ankara Belediye Başkanı olur. Dalokay için Ankara, “Midesi rahatsız, kalın bağırsakları eksik ve iyi çalışmayan, koleradan muzdarip, evsiz barksız fukaranın biridir.” Dört yıl kendini hem hasta hem de alabildiğine müsrif ve hovarda kenti, “Anadolu delikanlısına dönüştürmeye adar.”

Yeni ekibi ve projeleriyle yeni bir belediyecilik anlayışı kurar. O kadar çok işe ve şehre kendini kaptırır ki bir donem daha görev ister. Ankara’da heykeltraş Nusret Suman’ın
eseri Hitit Güneş Kursu onun döneminden kalmadır. 1976 ekiminde iki aydır maaş alamayan temizlik işçilerinin direnişi, o sıralarda DİSK tarafından ilan edilen Genel Yas’la ilişkilendirilir ve Dalokay görevden alınır.

Dalokay, “Belediye Başkanlığı, dünyanın en zor işidir. Ankara Belediye Başkanlığı ise çöp toplamaktır, gül toplamak değil…” der. 1989 yılına gelindiğinde Dalokay için Ankara düpedüz hasta bir kenttir, kendisi ise ‘kent doktoru’. 10 Kasım 1927’de başlayan beş çocuğu ve karısı ile, yani 14 ayağı ile toprağa basan bir babanın hikayesi 21 Mart 1991’de Kırıkkale yakınlarında geçirdiği trafik kazasında noktalanır… Beraberinde eşi Ayça Dalokay (44) ve oğlu Barış Dalokay’ı (17) da götürür.

Notlar

Bazı Ödülleri
» Etibank istanbul Pavyonu (1949-Üçüncülük)
» İstanbul Maçka Askeri Kışlasının Askeri Müzeye Çevrilmesi (Birincilik)
» Çankaya Atatürk Abidesi Çevre Planlaması (Üçüncülük)
» Ankara Elektrik Etüt işleri Genel Müdürlük Binası (Birincilik)
» Emekli Sandığı Kızılay Gökdeleni (İkincilik)
» Ankara İller Kooperatifi Konutları (İkincilik)
» Eskişehir Karayolları Garı (İkincilik)
» Elazığ Hükümet Konağı (Üçüncülük)
» Kore Harbi Abidesi (Mansiyon)
» Bitlis Hükümet Konağı (Birincilik)
» Acar Konut Kooperatifi (Birincilik)
» Konya Koleji (Birincilik)
» Elazığ Teknik Okulu (Mansiyon)
» Ankara Şahin Apartmanı (Satın Alma)
» Erzurum Üniversitesi Kampüs Planlaması (Mansiyon)
» Ankara Belediyesi Süper Merkez (Mansiyon)
» Ankara PTT Santral Binası (Birincilik)
» Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binaları Tevsii (Mansiyon)
» Kütahya Lisesi (Satın alma)

Faycal Camii
1978-88 yılları arasında, İslamabad, Pakistan’da yapılan cami, kentin kuzey ucunda, Himalayalar’ın en batı etekleri olan Margalla tepelerinin önünde kocaman (200 dönüme yakın) bir parkın içinde yer alır. Caminin 5000 m2’lik bir alanı vardır.

Ey Koca Deli Vedat
“Güleç yüzlü, hayat dolu, renkli, sevecen, hoş bir insandı Dalokay. Bu dünyadan geldi ve geçti. Coşunca Nâzım’dan dizeler okur ve ‘Nazım’ın heykelini dikeceğim’ derdi. Belediye başkanıyken Deniz Gezmiş’in mezarından aldığı bir avuç toprağı Moskova’da Nâzım’ın mezarına serpince de kıyametler koparılmıştı. Ey koca Deli Vedat… Güle güle…” Uğur Mumcu – 22 Mart 1991 (Cumhuriyet)

Yazı: İsmail Doğan

Bu yazı Marmara Life dergisinin 88’inci sayısında yayımlanmıştır.

(2015, Temmuz-Ağustos)

Bir Cevap Yazın