Yalnız Bir Okul

Terk edilmiş mekânları çekici kılan özellik yarattıkları müphemlik dışında, barındırdıkları potansiyel kullanım olanakları sanırım. Bu mekanların dönüşümleriyle ilgili Türkiye’de ve dünyada birçok başarılı proje görmek mümkün elbette; işgal evlerinden, başarılı restorasyon projelerine kadar farklı ölçek ve imkanlarla dönüştürülmüş sayısız atıl mekan mevcut…

Bu mekânların yeniden kullanımıyla ilgili kaygı güden bir grup gönüllüden ve onların başarıyla yürüttükleri Atıl Köy Okulları Projesi’nden bahsedeceğim. 2011 yılında kurulan ve bugün 90’ı aşkın hemen her disiplinden (mimar, mühendis, tasarımcı, öğrenci…) gönüllünün bir araya gelip projeler gerçekleştirdiği Herkes için Mimarlık (HİM), ülke genelinde karşılaşılan sosyal sorunlara mimarlık bağlamında çözümler üretmeyi ve mimarlık eğitimine yeni açılımlar kazandırmayı amaç edinmiş bir dernek.

TERK ETMEYİN !
Ovakent, yeni büyükşehir yasası ile beraber belediye kapandı ve tek muhtarı olan
bir mahalleye dönüştü. Eskiden 7000 dolaylarında olan nüfusunu bölgedeki tütün
üretiminin kaybolmasının da etkisiyle hızla kaybederek 2000’lere gerilemiş olan
Ovakent’teki iki okuldan biri olan Kemal Atatürk İlköğretim Okulu 5 yıldan bu yana
kapalı bulunmaktaydı. Eski adıyla Cumhuriyet Mahallesi’nde yer alan bu okul
için Ovakent halkının açılmasına yönelik yoğun isteği ve Ödemiş Milli Eğitim Müdürlüğü’nün talep ettiği zihinsel engelli iş okulu işlevi için fiziksel imkânları en yeterli okulun burası olması sebebiyle Ovakent’i proje yeri olarak seçmişti.

Ovakent okulu 2 kat, 6 derslik, 1 çok amaçlı salon ve idari odalardan oluşan yapısı ile tipik atıl köy okullarından daha bir okuldu. İstenilen işlevler için bu büyüklüğün gerekli olması, yapısal olarak sağlam durumu ve 3 dönümlük bahçesi Ovakent’in seçilmesindeki fiziksel nedenlerdi. Uygulama atölyesi önceden kararlaştırılıp planlanmış işleyişin dışında, yerinde karşılaşılan durumlar ve bazı olanaksızlıklar yeni imkânların doğmasına yol açtı. Bunun bir örneği arka bahçe çiti için gerekli malzemenin bulunmadığı anda bir katılımcının okulun altında bulunan dere yatağındaki
sazları keşfetmesiydi. Dereden kesilen sazlar temizlenip gereken ölçülerde kesilerek hem bahçe çitinde hem de tarım atölyesinin kapı ve pencerelerinde kullanıldı. Eski mutfak/depo binası yıkıldıktan sonra ayıklanan ateş tuğlalar ise bahçede yapılan fırın inşaatında ve bahçe düzenlemesinde kullanıldı. Fırın inşaatı atölye sırasında halkla ve ustalarla kurulan dostluklara önemli bir örnekti. Köy kahvesindeki sohbetler sırasında gündeme gelen fırın, okulda çalışan ustaların bu konuda tecrübeleri ve fazladan çabaları sayesinde yapıldı. Fırın yapımı hem farklı yapım tekniklerinin öğrenilmesi açısından, hem de ileride okul ile köyün beraber kullanabileceği bir yer olması bakımından faydalı bir üretim oldu.

Ovakent halkı, İzmir ve Ödemiş Milli Eğitim Müdürlükleri ve üniversite öğrencileri gibi kesimlerle geniş bir katılımcı ağıyla yürütülen proje, belediyenin, yerel üreticilerin ve bireysel destekçilerin sponsorluğunda gerçekleştirildi. Dernek üyeleri ve üniversite öğrencilerinin köy halkıyla sıcak ilişkiler kurduğu, yerel kültürü ve ustalardan yerel yapım tekniklerini öğrendiği proje başarıyla tamamlandı ve 2016 yılında İzmir Ödemiş Ovakent Özel Eğitim Mesleki Eğitim Okulu adıyla faaliyete geçti. Yalnız bir mekan için daha mutlu son…

NOTLAR

*Herkes için Mimarlık (HİM) Derneği ile tanışmam 2014 yazında İzmir’in Ovakent köyündeki Atıl Köy Okulları projesine katılmamla gerçekleşti. Dernek üyeleri ve üniversite öğrencilerinden oluşan 37 kişilik bir ekip ve Ovakent halkının desteğiyle Ovakent Zihinsel Engelli İş Okulu Projesi gerçekleştirildi.

*Derneğin (Herkes için Mimarlık) çalışmalarından Atıl Köy Okulları projesi, Ordu/Çaka’da başlayıp Türkiye’nin farklı yerlerinden HİM’e ulaşan kişiler vasıtasıyla ülke geneline yayılmış bir proje.

Yazı ve fotoğraf: Dilara Kara

Bu yazı Marmara Life sayı 103’te yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın