“HEDEF SIFIR ATIK!”

“ATIKLARINIZ ÇÖP OLMASIN ENERJİYE DÖNÜŞSÜN” SLOGANIYLA YOLA ÇIKAN ÜSKÜDAR BELEDİYESİ, GELİŞTİRDİĞİ YENİ ATIK TOPLAMA MODELİNDE ELDAY’LA ÇALIŞMAYA BAŞLADI. ÇÖP VE GERİ DÖNÜŞÜM ATIĞINI BİRBİRİNDEN AYIRARAK FARKLI GÜNLERDE TOPLAYAN BELEDİYE, ELEKTRONİK ATIKLARI HAMMADDEYE ÇEVİRİYOR.

Üsküdar Belediyesi tarafından toplanan geri dönüşüm malzemeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisans almış işletmeler ile protokol gereği belirtilen oranlarda, araçlara yakıt olarak takas ediliyor.  Hem kendi bütçesini hem geleceği hem de çevreyi koruyan Üsküdar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Salih Uzun ve ELDAY Genel Müdürü Muharrem Yamaç’la geri dönüşümün bilinmeyeni elektronik atıklar hakkında konuştuk.

Elektrikli ve elektronik atıklar hangileridir?
Salih Uzun:
Bilgisayar, monitör, televizyon, buzdolabı, çama- şır makinası, bulaşık makinası, elektrikle çalışan küçük ev aletleri, cep telefonları günlük yaşantımızda sıklıkla kullandığımız aletlerin tümü elektronik atık olarak geçer. İçeriğindeki bazı maddeler yüzünden bu atıkların hepsi elektrikli ve elektronik atıklardır, ama aslında hepsi birer hammadde.

Muharrem Yamaç: Hepimizin evinde eski bir cep telefonu vardır değil mi? İşte o atmaya kıyamadığımız ve atma alışkanlığımızın olmadığı her elektrikli alet birer e-atık. Çoğu kişi bunların geri dönüşüme tabi tutulduğunu bilmeden çöpe atıyor, çoğu da alışkanlık gereği saklıyor ve atmıyor.

Elektronik atıkta bizi bekleyen tehlikeler nelerdir?
Salih Uzun: Elektrikli ve elektronik eşya atıkları, bileşiminde bulunan kurşun, krom, cıva, kadmiyum gibi zehirli maddeler yüzünden insan sağlığı ve çevre üzerinde olumsuz etkiler meydana getirir. Bu eşyaların özellikle plastik kısımlarına katı- lan alev geciktirici kimyasallar ve ağır metaller tehlikeli. Örneğin, gaz deşarj lambaları, tıbbi cihazlarda, cep telefonlarında kullanılan cıva toksik bir kimyasal madde. Beyine, böbreklere ve üreme organlarına zarar veriyor. Beyinde hafıza sorunlarına neden oluyor, yağ hücrelerinde birikimi sonucunda anne sütünden bebeğe geçerek ciddi zararlar oluşturabilir. Bu yüzden bu atıkları, içeriğinde bulunan tehlikeli ve zehirli maddeler yüzünden metal ve plastik kısımlarının mümkün olduğunca geri kazanılması ve içeriğinde bulunan tehlikeli ve zehirli atıkların da insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkilerini azaltarak ya da yok edilerek uzaklaştırılması gerekmektedir. Biz elektrikli ve elektronik eşya atıklarının toplanmasına özen gösteriyoruz. Şantiyemizde kurduğumuz Atık Yönetim Merkezimiz’de elektrikli ve elektronik atıklar olmak üzere tüm atıklarla ilgili ayrı ayrı atık yönetimimiz var.

Bunları neden topluyorsunuz? Hangi eski cihaz nasıl bir dönüşüme tabi tutuluyor?Salih Uzun: İnsan sağlığı ve çevreye verdikleri olumsuz etkilerin azalması çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesi için topluyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisanslı Anel Doğa firması ile protokolümüz bulunmaktadır. Temizlik İşleri Müdürlüğümüzün ekipleri tarafından toplanan atıklar şantiyemize getirilerek Anel Doğa’ ya teslim edilmektedir. Mesala, LCD’ lerde bulunan cıva içeren floresan lambalar ekrandan sökülür. Floresan bulundukları modülden kırılmadan çıkarılarak gerekli şekilde bertaraf edilir. Ya da, asbest içeren ekipmanlar işlemeye tabi tutulmadan önce ön demontaj ile çıkarılır ve ayrı biriktirilir. Bunun mümkün olmaması durumunda ekipman işlemeye tabi tutulmadan uygun bir şekilde bertaraf edilir.

Atık toplamayı nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
Salih Uzun: Üsküdar’ın dar ve tarihi sokaklarında geri dönüşüm için ikinci bir konteyner koymak imkansızdı. Bu yüzden biz de kendi imkanlarımızı kullanma kararı aldık ve vatandaşlardan belirtilen günlerde, katı atık çıkarmamalarını, sadece geri dönüşebilen kağıt, karton, plastik gibi atıklarını saat 18:30’ dan sonra çıkarmaları istedik. 45 günlük çalışma sonucunda geri dönüştürülebilen atıkların miktarında yüzde 110’luk bir artış elde edildi. Vatandaşımız duyarlı davrandı ve bu toplama yöntemini benimsedi. Hiçbir poşet dağıtılmadan ve ekstra hiçbir geri dönüşüm konteyneri konmadan, emek ve enerji sarfiyatı olmadan, bu atıkları kaynağında ayrıştırarak salı ve cuma günleri topluyoruz.

Peki, tüketici elindeki bu eşyaları ne yapmalı?
Salih Uzun: Öncelikle ellerindeki bu ürünlerin çöp olmadığını ve her şeyi dönüştürülebileceğini fark etmeli. Atıklarını kaynağında yani evinde ayrıştırarak bize ulaşmaları yeterli. Bize, sosyal medya üzerinden, Süper Hizmet Masası’ndan ya da 0216 531 32 00 – 0549 792 29 84 Temizlik İşleri Müdürlüğümüzün numaralarından ulaşabilirler.

Lisanssız toplayıcılar (Hurdacılar) bu sürecin neresinde? Üsküdar’da bu konuda nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?
Salih Uzun:
İlçemizde bulunan hurdacılar ile daha önce bir araya gelerek toplantılar yaptık. Bu atık eşyalarda bulunan tehlikeli ve zararlı maddeler hakkında insanlara ya da çevreye nasıl zarar verdikleri hakkında bilgilendirdik. Anlaşmaya çalıştık. Elektronik atıkları bizlere getirmelerini istedik, bir süre destek verdiler ama daha sonra çeribaşıları bu durumdan rahatsız oldu ve ortaklık kuramadık. Biz de vatandaşlarımızı atık konusundan bilgilendirmeye yöneldik. Hurdacılara değil, belediyenin sistemine dâhil olmaları hakkında yönlendirdik. Belediye ekiplerimizin geri dönüşüm için atık toplamaya çıkacakları gün mahallelere hurdacı veya çek çekçi sokturmuyoruz. Yakaladığımızın araçlarına el koyuyoruz.

Üsküdar Belediyesi elektronik atıkları toplama konusunda vatandaşı nasıl bilgilendirdi?
Salih Uzun: Belediyemiz’de çalışan herkesin kartviziti var. Özellikle mahallelerimizde dışarı çıkan her personelimizin yaka kartı ve kartviziti bulunur. Yani Üsküdar’da mahalleli çöpçüsünü tanır. Atıklar için bire bir temasa geçtik ve bilgilendirici broşürler dağıttık. Bu bilgilendirmelerde tüm çevre mühendislerimiz, süpürgeci personelimiz ve diğer personellerimiz olmak üzere büyük bir ekip olarak çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Direkt hedefimize çalışıyoruz, yüz yüze konuşuyoruz. Muharrem Yamaç: Çalıştığımız birçok belediye var ama bunların arasında kurumsal olarak hareket eden tek belediye Üsküdar. Belediye şimdiye kadar ne kadar atık topladı? Daha önceki yıllarda neredeyse hiç toplanmayan elektronik atık tonajı 2016 yılında 10 ton oldu. 2017 yılının ilk yarısı dolmadan ise 5 ton seviyelerine ulaşmış durumdayız.

Peki, ELDAY ne yapıyor? Sorumluluğu nedir?
Muharrem Yamaç: ELDAY, 2014 yılında beyaz eşya sektörünün önemli temsilcileri tarafından kuruldu. Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyalar (AEEE) Kontrolü Yönetmeliği’nde de belirtildiği üzere, atık yönetim planı hazırlıyoruz, bu doğrultuda belediyeler ve AEEE Dağıtıcıları toplanan atıkların lisanslı tesislerde geri dönüşümünü yaptırıyor ve tüm süreçlerin Bakanlığa raporlanması konusunda çalışmaları sürdürüyoruz. Yetkilendirilmiş kuruluş olarak, en önemli misyonumuz ülkemizdeki elektronik atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden toplumun bilinçlendirmesi ayağı ile başlayarak bir yönetim planı oluşturmak, sonrasında atık miktarlarını takip ederek, ayrı toplama için kullanılan iç mekan kutularına ve konteynırlara destek vermektir.

Atıkları nasıl topluyorsunuz? Belediyelerle nasıl bir işbirliği içindesiniz?
Muharrem Yamaç: Belediyelerde toplanan atıkların lisanslı araçlar ile taşınmasını sağlıyoruz. Belediyelere taleplerine istinaden toplama kutuları sağlıyoruz. Ancak bizim en önem verdiğimiz nokta bu atıkların evlerden çıkmalarını sağlayacak, fark yaratacak projeler yapmak. Kimi durumda bu fikirler, Üsküdar Belediyesi’nde olduğu gibi, belediyeden geliyor. Biz bu durumda onların bizden bekledikleri, süreci kolaylaştıracak konularda destek sağlamaya çalışıyoruz. Öte yandan kimi belediyelere de biz proje önerileri ile gidip uygulama konusunda destek veriyoruz. Atık yönetimi tek taraflı ele alınamayacak bir konu. 360 derece düşünmek gerekiyor. Halkın alışkanlıklarını değiştirmesini istiyorsunuz, bu da kolay bir iş değil. Hep beraber çalışarak ve ses getirecek projelere imza atarak bunu başarabileceğimize inanıyoruz.

Atık toplama konusunda hedefiniz nedir?
Salih Uzun: Sıfır atık, her şeyin geri dönüşüme gitmesi… Bu ne zaman olur bilemem. Belki 10 belki 50 yıl sonra ama hedefimiz bu. Ama biz sıfır atık için ilk adımları attık.

Muharrem Yamaç: Asıl hedefimiz, hedefleri aşmak. Biliyorsunuz, AEEE Türkiye için 3 yıllık bir geçmişe sahip yeni bir konu. Belediyelerimizin yetersiz kaldığı bir alan, bu yüzden var olanları geliştirip, hiç toplama yapılmayan bölgelerde sistemler kurarak sürekli bir yapı oluşturmak hedefindeyiz. Bu sistemi Üsküdar Belediyesi’nde başardık. Sayılı belediyelerden birisi ve bence sıfır atık hedefine ulaşacak.

Atıkları ne yapıyorsunuz? Nasıl bir dönüşüm uygulanıyor?
Salih Uzun: Atıklar kategorilere ayrılıyor ve tesisimizde bulunan işleme atölyelerine gönderiliyor. Mesela ahşap atıkları yakacak olarak geri dönüştürüyoruz. Elektronik atıkları ELDAY’a veriyoruz, karşılığında araçlarımıza yakıt alıyoruz. Muharrem Yamaç: Atıklar lisanslı tesislerde geri dönüştürülüyor. Plastik ve metaller geri dönüştürülüyor. Yağlar, gazlar ve geri dönüşümü olmaya kısımlar ile bertaraf ediliyor. Burada en büyük kaybımız hala elektronik kartların geri dönüşümünün olmaması. Bu alanda ciddi bir yatırım ihtiyacımız var.

Şimdiye kadar toplam ne kadarlık bir dönüşüme imza attınız? Bu dönüşümün ekonomiye katkısı nedir?
Muharrem Yamaç: Yetkiyi aldığımız dönemden itibaren 11 bin ton atığı geri dönüştürdük. Bu atıkların çevresel ve ekonomik katkıları ile ilgili bir rapor oluşturacağız. AB’ye göre henüz geri dönüşümde emekleme aşamasındayız.

Peki, neyi tam yapmıyoruz?
Salih Uzun:
Toplum olarak böyle bir bilincimizin olmaması en büyük etken. Bunun için atık bilinci oluşturmaya çocuklardan başlıyoruz. Mesela yakın zamanda 90 bin öğrenciyi kapsayan bir anket gerçekleştirdik. Bu anketin tüm soruları çocuklara geri dönüşümü hatırlatmak üzerine hazırlandı. Değişik sorularla geri dönüşümü çağrıştırdık ve bunun geri dönüşü olacağını biliyoruz. Çünkü geleceğin çocuklarımızda olduğuna inanıyoruz.

Muharrem Yamaç: En büyük eksiklik halkın bilinçsizliği, eğitim konusunda bir standart yakalamak zorundayız. Burada Milli Eğitim Bakanlığı’na iş düşüyor. Atık konusunun müfredatta yer alması ciddi bir eksikliği kapatacaktır. Kayıt dışılık ise iki konuda karşımıza çıkıyor; sisteme dahil olmayan yaklaşık 2 bin 500 üretici ve lisanssız toplayıcılar. Tüm Türkiye’de bir sistem kurmaktan bahsediyoruz. Bu bir altyapı ve tanıtım faaliyeti gerektiriyor. Ciddi bütçelere ihtiyacımız var. Bakanlığa beyanını yapan üreticilerin sayısı, piyasaya ürün sürenlerin neredeyse 10’da biri! Bu durum hem haksız rekabet yaratıyor hem de finansal akışı güçleştiriyor. Önceki senelerde sokak toplayıcıları tarafından takas ya da ücret karşılığı alınan AEEE’ler, çevre ve insan sağlığı açısından büyük tehdit oluşturacak şekilde sokak aralarında, uygunsuz şartlarda parçalanarak/ yakılarak, içlerindeki değerli malzemeler çıkarılıyor ve artıkları toprağa veya suya bırakılıyor. Büyük bir değer olabilecekken büyük bir soruna dönüşen AEEE’lerin ekonomiye kazandırılmaları ve çevrenin korunması amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, AEEE’lerin toplanmasına, taşınmasına ve geri dönüştürülmesine bir standart getirmiştir. Tabi bu standardın sağlanabilmesi yine Bakanlığın denetimleri ile mümkün olabilir. Sonuç olarak eğitim ve denetim çok şeyi değiştirebilir.

 

*Bu yazı Marmara Life sayı 103, Business Eki’nde yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın