ULUSLARARASI YATIRIMCI NEDEN İSTANBUL’U TERCİH ETMELİ?

“Ekonomik büyüklüğü, kalifiye işgücü, girişimcilik ekosistemi, yenilikçi endüstrileri ve sosyokültürel yaşam standartlarıyla İstanbul, yatırımcılar için küresel bir cazibe merkezidir.”

“Uluslararası yatırımcı neden İstanbul’u tercih etmelidir?” sorusuna verilecek elbette birçok cevap vardır. Aileleriyle birlikte kente yerleşecek yatırımcılara üst düzey eğitim ve sağlık hizmetlerinin yanı sıra yüksek yaşam kalitesinin sunulabiliyor olması, diğer küresel kentler arasında İstanbul’u ön plana çıkarmaktadır.

7/24 Canlı “İstanbul”
Sosyal yaşamın canlılığı bağlamında İstanbul’u ele alırsak yüzbinlerce uluslararası vatandaş kentimizde yaşamaktadır. 2016 sonu itibariyle 825 sinema, 201 tiyatro salonu, 93 müze ve 115 adet alışveriş merkezi bulunan İstanbul, sosyal yaşam bakımından dünyanın en canlı şehirlerinden birisidir. Yılda yaklaşık 90 milyon yolcu Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarını kullanarak seyahat etmektedir. Türk Hava Yolları, İstanbul’dan 110’dan fazla ülkeye ve 300 destinasyona uçuş hizmeti sunmaktadır. Bu sayede, dünyada en çok ülkeye uçan havayolu şirketi olma unvanını elinde bulundurmaktadır. Diğer taraftan, 10 milyon’dan fazla turistin ziyaret ettiği İstanbul, TripAdvsior.com internet sitesi tarafından 2014 yılının en iyi destinasyonu seçilmiştir. Sağlık turizmi konusunda ise dünyada JCI lisansı alabilen sadece 901 hastane bu- lunmaktadır. Bunların 47’si Türkiye’de; 27’si ise İstanbul’dadır.

Dış Ticarette Tarihi Rekor 2017’de Geldi
2017 yılı TÜİK rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin toplam 390 milyar dolar olan ticaret hacminin 216 milyar dolarlık kısmı İstanbul il sınırları içerisinde gerçekleşmektedir. Buna ek olarak kentte yaklaşık 75 bin firma uluslararası ticaret yapmaktadır. Bu veriler göstermektedir ki İstanbul, sadece Türkiye’nin değil bölgesinin ticaret merkezi konumundadır.

Yatırımcı Neden İstanbul’u Tercih Etmeli?
Girişimci; “değişim arayan, değişime yanıt veren ve fırsatlardan istifade eden kişi” olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde girişimcilik, kendisine olduğu kadar topluma da doğrudan ve dolaylı fayda sağlayan kişi olarak değerlendirilmektedir. Verimlilik odaklı ir ekonomiden yenilik odaklı ekonomiye geçmeyi hedefleyen Türkiye açısından girişimcilik faaliyetleri hayati önem taşımaktadır. İstanbul’un mevcut girişimcilik ekosistemi; iş melekleri ağları, mentörler, girişim sermayesi fonları, kuluçka merkezleri, hızlandırıcı mekanizmalar ve kamu dahil olmak üzere tüm paydaşların bir araya gelerek luşturacağı sinerji ile birlikte daha ileri taşınabilecektir. TOBB tarafından açıklanan urulan/kapanan şirket istatistikleri ele alındığında 2010 yılından bu yana İstanbul’da kurulan şirket sayılarında kayda değer bir zıplama görülememektedir. 2010 yılında 36.890 yeni firma kurulurken 2016 yılında 40.971 firma kuruluşu yapılmıştır. Hain darbe girişiminin ardından hızla toparlanma sürecine giren kentte 2017 yılında 45.204 firma kurulmuştur. Bu alanda2014 yılında yaklaşık 50 bin firma ile Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmıştır. Ayrıca İstanbul’da 35 bin uluslararası firma faaliyet göstermektedir.

İstanbul’da Hangi Sektörlere Yatırım Yapmalı?
Avrupa Birliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından finanse edilen, Dünya  Bankası Grubu’nun uygulayıcısı ve Kalkınma Bakanlığı’nın yararlanıcısı olduğu “Bölgesel Yatırım Ortamı Değerlendirme Projesi” kapsamında hazırlanan İstanbul raporuna göre ekonomik anlamda öne çıkan sektörler lojistik, emlak, yüksek katma değerli hizmetler, finans & sigortacılık ve turizm & kültür olarak ifade edilmektedir.

İstihdamda Hizmetler Sektörü Açık Ara Önde
Ülkemizin 2023 Stratejisi doğrultusunda ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi büyük önem arz etmektedir. 57 üniversite, yaklaşık 30 bin öğretim elemanı ve 890 bin üniversite öğrencisi ile İstanbul, nitelikli işgücü açısından büyük bir potansiyele sahiptir. 15 milyonluk nüfus içinde ortalama yaşın 31 olduğu ve nüfusun %70’den fazlasının hala çalışma çağında olduğu düşünüldüğünde Avrupa’nın en büyük ve en yüksek potansiyelli insan kaynağının İstanbul’da olduğu ifade edilebilir. İstanbul, Kalkınma Bakanlığı tarafından en son 2011 yılında yayımlanan Sosyo-ekonomik Gelişmişlik Endeksine göre 26 NUTS-2 bölgesi arasında ilk sırada yer almaktadır. İstihdam edilen nüfusun sektörlere göre dağılımına bakıldığında Türkiye’de sırasıyla %49,4, %26,0 ve %24,6 olan hizmetler, sanayi ve tarım sektörlerinin paylarının İstanbul’daki dağılımının %62,7, %36,7 ve %0,3 olduğu ve Tür- kiye geneli ile karşılaştırıldığında İstanbul’da hizmetler sektörünün yanı sıra sanayi sektörünün de oldukça önemli olduğu görülmektedir.

İmalatta Durum Nedir?
İstanbul sanayi alt sektörlerinin rekabet düzeylerinin belirlenmesi ve rekabet üstünlüğüne sahip sektörler içerisinde bir sıralama yapılabilmesi için İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından sektörel rekabet çalışması gerçekleştirilmiş; bu çalışmada değişim payı yaklaşımı (shift-share analizi) ve  çok kriterli analiz yöntemlerinden ağırlıklı toplama analizi gibi niceliksel yöntemlere yer verilmiştir. Mevcut durum göz önünde bulundurulduğunda değişim payı yaklaşımına göre bilgisayar, elektronik ve optik ürün imalatı sektörel gücü en yüksek sanayi dalı olmuştur.

İstanbul’u Hep Birlikte İleriye Taşıyalım!
Sonuç olarak, ekonomik büyüklüğü, kalifiye işgücü, girişimcilik ekosistemi, yenilikçi endüstrileri ve sosyokültürel yaşam standartlarıyla İstanbul, yatırımcılar için küresel bir cazibe merkezidir. Fırsatlar şehri İstanbul, tarihi, kültürel ve doğal dokusuna uygun yatırımlara odaklanarak uluslararası yatırımcılara önemli iş imkanlarını sunmalı ve potansiyelini doğru politikalarla değerlendirmelidir.

Yazı: Mehmet Onur Partal

*Bu yazı Marmara Life’ın Mayıs-Haziran 2018 sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın