Dünden Bugüne Türkiye’nin Hafızası: BJK MÜZESİ

Spor kültürünü ve kent tarihini eğitici bir sorumluluk ile harmanlayarak yediden yetmişe herkese sunan aynı zamanda Beşiktaş JK’nın 115 yıllık tarihi yolculuğuna açılan kapıyı, Müze Müdürü Canan Cürgen ile Marmara LIFE okuyucusu için araladık.

Sadece futbol değil, spor müzesi olma ideali ile açılan bir spor kulübünün geçmiş mirasını bugünün teknolojisiyle anlatarak yarınına sahip çıkan 1650 metrekarelik Beşiktaş JK Müzesi, Vodafone Park’ta ziyaretçilerini bekliyor. Sesin, ışığın, dokunuşun birer enstrüman gibi kullanıldığı, eskiler üzerine yeni ve çarpıcı hatıralar ekleyen bu görkemli yapı, Türkiye’nin spor tarihine ve kültürüne ışık tutuyor.

Canan Cürgen kimdir? Önce sizi tanıyalım, kendinizden biraz bahseder misiniz?
Yaklaşık 10 yıldır müzecilik mesleğindeyim. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nden önce Sait Faik Abasıyanık Müzesi’nde, onun da öncesinde İstanbul Arkeoloji Müzelerinde görev yaptım. Daha önce Müzeler Müdürlüğü’nde müze araştırmacısı olarak çalıştım. O sırada Yıldız Teknik Üniversitesi’nde müzecilik alanında yüksek lisansa başladım. Lisans eğitimimi de güzel sanatlar alanında tamamladım. Müzecilikten önce de sanat galerisi yöneticiliği yapıyordum. Yaklaşık 20 yıldır bu alanlarda çalışma hayatının içindeyim.

Beşiktaş JK Müzesi ile yolunuz nasıl kesişti?
Güzel bir tesadüf eseri yolum kesişti. Müzenin yenilendiğini öğrendiğimde, müzeci ve 10 yaşından beri koyu bir Beşiktaşlı olarak bu müze ile yollarımın nasıl kesişeceğini aramaya başladım. İşin tesadüf kısmı şurası, ben bunu ararken bu sırada da yönetim bir müze müdürü arıyormuş. Bu şekilde yollarımız kesişti ve başvuruları yaptım. Gerekli görüşmelerden sonra da yöneticilerim uygun buldular ve göreve başladım.

Beşiktaş JK Müzesi ne zaman kuruldu?
Beşiktaş JK Müzesi 2017 yılının Şubat ayında, Sayın Başkanımız Fikret Orman’ın Beşiktaşlılara bir Sevgililer Günü hediyesi olarak 14 Şubat’ta Vodafone Park içinde açıldı. Bunun öncesinde 2 yıl kuruluş çalışmaları sürdü. Müzemiz 2001 yılında açılan Türkiye’nin ilk özel spor müzesi olarak İnönü Stadı içinde yer alıyordu. Özel müze tescili 2007 yılında gerçekleşmiştir. İnönü Stadı’ndan Vodafone Park’a dönüşüm sürecinde müzenin de Vodafone Park’a uygun, akıllı stat yapısı ile ilişkilendirilebilecek, müzeolojik ve müzeografik olarak doğru ve yeniden tasarlanmış bi müze olmasına karar verildiği için şu an mevcut düzeninde bu özellikleri taşıyan bir müze olarak hizmet veriyor.

‘ANLATILAN SENİN HİKAYENDİR!’

Dünyadaki müzecilik anlayışı hızla değişiyor ve teknoloji hayatımıza burada da şekil vermeye devam ediyor. Beşiktaş JK’da teknoloji nasıl bir yere sahip?
Müzemiz 2001 yılından beri faaliyette ama İnönü Stadı’nın Vodafone Park ekseninde dönüşüm sürecinde belirleyici olan ve ‘akıllı stat’ olarak hayat bulan yapı, teknolojinin de daha etkin ve kolay paylaşılabilir olması noktasından yola çıktı. Stadın akıllı stat olması, müzenin değişiminde de belirleyici unsur oldu. Klasik müzecilik anlayışından çıkarak, müzeyi ziyaretçinin iletişime geçebildiği, kendi düşünce ve duygularını da kattığı bir kültür ve hafıza mekânı olarak kurguladık. Çağdaş müzecilik kriterlerini de göz önüne alıp bunun içine etkileşimli başlıkları nasıl koyacağımızı düşünürken, dijital uygulamalara yer vermeyi planladık. Planlama süreci, stadın inşa süreci ile paralel ilerledi ve çok yönlü bir ortak akıl üretiminin sonucu. Beşiktaş JK 115 yıllık geçmişini, Türkiye tarihi ile paralel bir şekilde okuma yapabileceğiniz birikim ile sunuyor. Bu söylediklerimin hepsini müzede görselleştirmeye özen gösterdik. Müzemiz, kupa vitrini olmanın çok ötesinde bir mekan. Hatta taraftar adına ‘anlatılan senin hikâyendir’ de diyebiliriz ama sadece taraftara da seslenmiyoruz. Tüm spor meraklılarını hedefliyoruz. Fair play değerlerine sahip çıkan, kendi değerlerinden güç alan bir kulübüz. Dolayısıyla müzede de hiçbir çatışmacı ya da kötücül ifadeye rastlayamazsınız. Sahada rekabet var ama içerde hepimiz dostuz çünkü spordan besleniyoruz. Dijital dünyanın hayatımızda giderek daha fazla yer aldığı hepimizin malumu. Yeni medya bu nedenle müzelerde kendini gösteriyor ve biz de bunlardan yararlanmaya öncelik verdik. Sonuçta değişen müzecilik anlayışında öne çıkan başlık ‘nesne üzerinden bilgiyi ziyaretçiye iletmek’. Amacımız tüm nesnelerden bilgiyi çıkartmak ve bir hikâye yaratmaktı. Dijital dünyada doğan gençlere bilgi aktarımında kolaylık ve çekim merkezi olmak hepimizin hemfikir olduğu bir konu oldu. Statik, yani vitrin sergilememiz var ama bunun yanı sıra ziyaretçinin etkileşime girebildiği farklı dijital uygulama alanları da var.

Uygulama alanları neleri kapsıyor, ziyaretçileri neler bekliyor?
Karaoke odamız var, Beşiktaş’ın 15 lisanslı marşını ister tek başınıza isterseniz arkadaşlarınızla beraber menüden seçip söyleyebileceğiniz bir alan. Stat coşkusunu yaşayabiliyorsunuz. Desibel odasında ise 4 tane desibel rekorumuz var. Bunlardan bir tanesi 2007’de oynanan Liverpool maçında 132 desibellik rekor olarak kayıtlara geçti. Biz bu rekorun içerde simülasyonunu yaptık, stadyumdaymışsınız hissi ve o an orada o rekoru kırıyormuşsunuz gibi bir deneyim yaşatıyoruz ama tabi ki ses 132 desibel değil ve 90 desibelde bıraktık. Aynı zamanda size rekorun hangi düzeyde, hangi ortamda çıkan farklı seslerin neresinde kaldığını infografik ile gösteriyoruz. Yine taraftarımız olsun olmasın, 3-7 yaş grubundaki çocukların spor sevgisini, kulüp aidiyetlerini oluşturmak ve artırmak adına kurguladığımız bir oyun var. Üç tane dijital kioskumuz ve bu kiosklarda yumurtanın içinde birer yavru kartal var. Bu yavru kartallarla çocuklar 4 hafta süresince bir etkileşim yaşıyor RFID bir bileklikle. Müzeye gelip, bunu bir kez satın alarak kartal yavrusunu kioskta taraftarlık sevgisiyle, fair play değerleri ile besliyorlar. Engelli dostu bir müzeyiz. Tüm geçişler ve vitrinler tekerlekli sandalye ebatları göz önüne alınarak tasarlandı. Görme engelliler için müze içinde hissedilebilir yüzey uygulamamız ile yönlendirmemiz var. 3D modelleme ile birçok önemli objenin gerçek ebatta replikasını yaptık. Braille alfabesi ile hazırladığımız bilgi metinleri mevcut. Uygulamalarla çeşitli engelli eğitim grupları ile yaptığımız çalışmalarda onların bizi ziyaret ederek uygulamanın doğruluğu konusunda bize bilgi vermelerini istedik. Çok güzel ve değerli geri dönüşler aldık beta testing çalışmamızdan. Müzenin yaşayan bir yapı olması adına bu tarz çalışmalar bizim için önem arz ediyor.

HİSSET, PAYLAŞ, PARÇASI OL!

Burası bir spor tarihi müzesi, ülkenin hafıza kartı görevi gören bir yanı da var. Bağışlanan tüm objelerin bir anısı ve hafızası var.
Evet, burası herkesin müzesi; kültürel mirasın toplandığı, saklanıp korunduğu ve spor ve sanat aktivitelerinin araştırmaların yapıldığı ve sergilendiği bir yer. Kültürel mirasın kimlik beyanı olarak görülen müzelerde geçmişin benliklerinin, yaşanmışlıklarının belgesi yer alır. Spor karşılıklı anlaşma dayanışma ve takım ruhunu da ifade eder. Hisset, paylaş, parçası ol, müzemizin sloganı bu. Burada diğer branşlar da var, kronolojik olarak on yıllar bölünmüş tarihin belge ve bilgileri, günümüze kadar devam eden 100 yıla ve sonrasına kadar ki takvimin hafızasını barındırıyor. Burada gördüğünüz formalar, kupalar, futbolcuların fotoğrafları yediden yetmişe herkesin hafızasında yer etmiş olan anıların yaşadığı bir müze. Müzemizin misyonunu ve vizyonunu çağdaş müzecilik anlayışı ile aktarabildiğimize inanıyoruz. Örneğin; dezavantajlı gruplar ve çocuklar için dijital olanakları kullanarak bilgiye erişimi artırdığımız bir tarih anlatısı sunuyoruz. Beşiktaş müzesi çağı yakalamış durumda ve Türkiye’nin en büyük spor müzesi olarak kapılarımız herkese açık. Biz gücümüzü özümüzden alırız ve her zaman takım ruhuyla ilerleyen bir kulübüz. Duruşumuzu fairplay ile tanımlarız. Bu da tabii ki Beşiktaş JK Müzesini herkesin müzesi yapıyor…

NOTLAR

*Beşiktaş JK Müzesi, iki kat üzerine yerleşmiş 1650 m2’lik bir alanda Türkiye’nin en kapsayıcı spor müzesi olma özelliğine sahiptir. Tarihe ışık tutar. Sergiler, koleksiyonlar bilgi yüklüdür ve mesaj odaklıdır.

*Müzede, sadece futbol branşına değil, tüm spor dallarına ilişkin bilgi ve verilere ulaşılabilir. Spor ve sanat bir aradadır, sergilere de ev sahipliği yapar. En ince ayrıntısına kadar düşünülen ve yeniden dizayn edilen müzede her yaş grubuna hitap edilir. Ziyaretçinin dokunarak deneyimleyebileceği ve keşfedebileceği etkileşim alanları vardır.

*Beşiktaş JK Müzesi’nde yer alan 50’den fazla dijital uygulama, ziyaretçilere kulübün spor dalları ile ilgili bilgi edinme
ve etkileşimsel deneyim olanağı sunuyor. İçinde kendi ‘yedek’ kulübesi, ‘karaoke’ tezahürat – marş odası, Vodafone Park’ı gibi turlayabildiğiniz bir sanal gerçeklik uygulaması ve taraftarın tutkusuna göre ölçüm yapan stat desibeli/ses seviye ölçeklerini barındırıyor.

*Sanal gerçeklik gözlüğü, roller coster deneyimi, karaoke odası ve diğer dijital etkileşimli alanlarıyla sizi geçmişin klasik müze anlayışından çok ama çok farklı bir dünyaya uzandırır. Müzeden öte olan mekânda çocuk ve yetişkin ziyaretçiler serbest zamanlarını verimli, değerli ve öğrenmeyle geçirebilir.

Yazı: Dilara Gülşah Azaplar / Fotoğraf: Yağız Karahan

*Bu yazı Marmara Life’ın Temmuz – Ağustos  2018 sayısında yayımlanmıştır. 

Bir Cevap Yazın