Kahvehane Kültüründen Kitap-Kafelere

Şehrin sosyokültürel yapısının dönüşmesine ön ayak olan ve hepimizin mutlaka uğradığı mekanlara yeni bir profil daha eklenmeye başladı. Standart kafe kalıbının dışına çıkarak, mekânda vakit geçirme açısından herhangi bir zaman kısıtlamasının olmadığı ve sürekli bir şey isteyip istemediğinizi sormayı arzulayan işletmecilerden uzak, özgürlük alanı kitap kafeler…

Şehrin yoğunluğunu oluşturan beşeri profilin ve yaş aralığının değişmesi ile tercih edilen mekanlar ve buna bağlı olarak sosyolojik profil de yeni bir form alıyor. Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz kitap kafeler de bu örneklerden bir tanesi. Özellikle büyük şehirlerde neredeyse herkes tarafından sorun olarak görülen kalabalık dolayısıyla eve kapanma isteği ve bunun getirdiği olumsuz, psikolojik sorunlara yavaş yavaş çözümler gelmeye başlıyor. Bazen havalar çok sıcak olduğunda ya da tam tersi iyice soğuduğunda hem evde olmak hem de evden uzaklaşmak isteği, hepimizi kontrolü altına alıyor. Kitap kafeler de bu noktada devreye giren, son yıllarda hem işletmeci hem de müşteriler tarafından tercih edilen mekânlar haline gelmeye başladı. Bu sayımızda okuma-yazma yapabileceğiniz, bünyesinde dinleti ve söyleşiler düzenleyen, bazısının kendi yayınları olan ve büyük bir çoğunluğu araştırma yapabileceğiniz kaynakları size sunan aynı zamanda bir şeyler yiyip içebileceğiniz kitap kafeleri inceleyeceğiz.

Evden Uzakta Ama Ev Gibi
Türkiye coğrafyasında çok yaygınlaşan ve kültürün adeta kamusal alandaki tezahürü olan kahvehaneler genellikle  erkeklerin, daha çok esnaf ve emeklilerin tercih ettiği mekanlardı. Son dönemlerdeki sosyolojik dönüşümün bir sonucu olarak, daha çok gençlere hitap eden, kadın-erkek herkesin uğrayabileceği kafeler yaygınlaşmaya başladı. Günümüzde ise farklı tarzlarda hizmet veren konsept kafeler –Spoken cafeler, yeni nesil kahveciler, kitap kafeler- değişen bir kültürü yansıtmakta. Peki, bu yeni akımın değişkenleri neler? İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı Kent Çalışmaları Yüksek Lisans Programında akademik eğitimine devam eden Merve Sevinç, bu konuda yapmış olduğu araştırmadan yola çıkarak konuya açıklık getiriyor; “Kafe sahipleri eğitim seviyesi yüksek, kitaplarla içli dışlı olan, kafede kültürel aktivitelere yer veren, insanlara rahat bir çalışma fırsatı sunmayı ön planda tutarak buradan maddi gelir sağlamayı ikincil planda tutan, mesleki açıdan tek bir kategoriye koyamayacağımız kişilerdir. Müşteri kitlesini, esnek çalışma saatlerine sahip olanlar ve öğrenciler oluşturmaktadır. Müşterilerin çalışmak için bu mekânları seçmesinde kütüphanelerin tek düze olması, çok sessiz olması, bir şeyler yeme içme imkânı vermemesi gibi sebepler yer almaktadır. Başkalarıyla konuşabilme ve çalışırken fikir alışverişinde bulunabilme kitap-kafelerin tercih edilme sebepleri arasındadır ve kitap-kafelere gelmeyi tercih eden kişiler burada daha iyi odaklandıkları konusunda hemfikirdirler. Bu kafelerin tercih edilmesindeki belirgin özelliklerden bir tanesi de lokasyondur. Burada geçirilen zaman ortalama 4-5 saate tekabül etmektedir ve çoğunluk bu mekândaki geçirdikleri vaktin okuma- çalışma pratiğini olumlu etkilediği yönünde hemfikirdir. “

Üçüncü Yerlerden Bir Tanesi: Minoa Bookstore&Cafe
Modern toplumlarda bir araya gelip bir şeyler paylaşmak için tercih edilen yerleri Sosyolog Ray Oldenburg, üçüncü yerler olarak tanımlamaktadır. Kitap kafeleri bu üçüncü yerlere örnek verecek olursak, tercih eden kişileri öğrenci ya da akademik çalışmalar yapan müşteri profiliyle kısıtlamak yanlış olur. Çünkü bu mekânlar plaza çalışanları ya da freelance çalışanlar tarafından da yoğun olarak ilgi görmektedir. Bu kitap-kafelerden bir tanesi de Beşiktaş- Akaretler’de bulunan Minoa Bookstore Cafe. 2014 yılının ortalarında Petek-Nazım Tokuz tarafından açılan Minoa’yı işletmecilerinden Petek Hanım’ın ağzından dinledik. Petek Tokuz, aslında doğup büyümüş olduğu apartmanda yer alan Minoa’yı “Burayı eşimle birlikte kurduk, kendisi mimar ayrıca kitap aşığı bir insan ben de yaklaşık 17 yıl kadar kurumsal hayatta çalıştım. Minoa bir hayat projesi, bu mekânın her bir köşesine ayrı ayrı emek sarf ettik, o nedenle ayrıca anlamlı bizim için. Burayı bağımsız kitapevi olarak adlandırmak daha doğru olur çünkü Türkçe ve yabancı dil kitaplar satıyoruz ve yabancı kitapları ithal ediyoruz. Aslında Türkiye’nin kitap ithalatçılarından biriyiz aynı zamanda. Özgün bir koleksiyonumuz olması adına böyle bir işe de girmiş olduk. Bunun yanında sohbet etkinlikleri, çalıştaylar organize etmeye çalışıyoruz. Hem buraya gelen belirli müşteri kitlemiz var hem de toplu kitap alan mimari işletmeler, otel ya da belli konulara meraklı müşterilerimiz var kendi kütüphanelerini oluşturan. Aynı zamanda yukarıda bir dükkân var, kitap kategorilerine göre genellikle el yapımı ürünler satılıyor. Bazen öğle yemeklerinizi yiyip kitabınızı okuyabileceğiniz, düşünebileceğiniz, bazen de toplantılarınızı yapabileceğiniz bir işletme burası. Ayrıca bir tarafta sıfır bir tarafta ikinci el kitaplar satıyoruz. Kendimize ait birçok tarifimiz var, bunların yanında güzel bir şeyler yemek ya da içmek isterseniz burada bulabileceğiniz birçok çeşit var” diye anlatıyor. İçerisinde ilgi alanınız ne ise yerli ya da yabancı bolca kaynak bulabileceğiniz Minoa Bookstore- Cafe size hem binlerce kaynak hem de yiyebileceğiniz birçok lezzet vadediyor. Bu lezzetler yalnızca Minoa ile sınırlı kalmıyor Şişhane’de bulunan Türk-Alman Kitabevi&Cafe hem Türkçe- Almanca kaynaklar, hem de Berliner, Kasekuchen, Apfelkuchen gibi Alman lezzetleri sunuyor. Deniz havası almak isteyip Beşiktaş taraflarına geçtiyseniz eğer Minoa’ya, İstiklal Caddesi’nden Galata Kulesi’ne doğru yürümek istiyorsanız şehrin hikâyesini anlatan İstos’a ya da Anadolu yakasında İstanbul’un bir parça sakinliğini hissetmek isterseniz Tasarım’a veya Akademi 1971’e uğramanız tavsiyelerimiz arasında…

NOTLAR

Hem Sanat Evi Hem Kitap Kafe…
Kendilerini modern zaman kıraathanesi olarak tanımlayan ve 2011’de hizmet vermeye başlayan Kitaplı Kahve hediye edilen kitaplar ile 6 bin kaynağa ulaşmış durumda. Tarihi bir binanın 3 katında yer alan Kitaplı Kahve’nin ilk katı kitap kafe diğer katları ise atölyeler için kullanılıyor. Ebrudan piyanoya, hat derslerinden elektrogitara kadar birçok konuda atölyeye ev sahipliği yapan mekan Bağlarbaşı’nda hizmet veriyor. Kurucusu Abdurrahman Demirel buraya gelenleri müşteri olarak kabul etmiyor ve ekliyor “Onlar kesinlikle müşteri değil misafir. Türkiye’nin her yerinden misafirimiz var, Kitaplı Kahve yayıldığında insanların zamanını boşa harcamalarına neden olan hiçbir araç göremeyeceksiniz” diyor.

Anlatılan Şehrin Hikâyesidir!
7 senelik yayın hayatının yanında 1 yıldır da kitap kafe olarak Beyoğlu- Tonton Mahallesinde hizmet veren İstos, Yunanca-Türkçe, Türkçe-Yunanca kaynakları ile bağımsız yayınevi ve kitap kafe. Türkçesi “ağ” demek olan İstos’un kurucularından Foti Benlisoy, kitap kafe ve yayınevi için “Rumların ve şehrin tarihini, kültürünü ve hayatlarına dair çalışmalarını ortaya koymak amacıyla 2011 yılında kurulan İstos, ticari bir mecra olmaktan çok çevirmen, editör, redaktör yetiştirebilecek bir okul. Burayı kültürel canlandırmanın merkezi haline getirmek istiyoruz.” diyor.

Yazı: Dilara Özdeş/ Fotoğraf: Mühenna Kahveci

*Bu yazı Marmara Life’ın Temmuz – Ağustos  2018 sayısında yayımlanmıştır. 

Bir Cevap Yazın