Dünyanın İkinci El Pazarları

Zaman ve onun getirdikleri (ya da götürdükleri), insanoğlunun geriye döndüremediği tek şey. Ama geçmişten gelen eşyalara sahip olmak, tıpkı fotoğraf albümünüzle geçmiş anılara yolculuk etmek gibi. Zamana usturuplu bir meydan okuma aslında. Onu kısmen durduran, geçmişe doğru belli belirsiz bir yolculuk yaptıran yönü var.

İster geçmişle bir şekilde bağ kurmak düşüncesinde olun, ister daha ekonomik fiyatla bir ihtiyacınızı gidermeyi hedefleyin, öyle ya da böyle ikinci el pazarları size büyülü bir yolculuk vadediyor. Bu yazımızda tüm dünyadan bitpazarlarına bir göz atacağız. İlginçtir, bitpazarı tabiri hemen her dilde aynı anlama geliyor. Kelimenin kökenine ilişkin çeşitli teoriler bulunsa da adını Paris’te 1800’lerde kurulan, halen varlığını sürdüren ve ilerleyen satırlarda değineceğimiz “Marche Aux Puces” adlı bitpazarından aldığı düşünülüyor. Tahmin edebileceğiniz gibi Türkçe karşılığı da bitpazarı anlamında. O zamanlar bazı eşyalarda ve giysilerde bitlere rastlanıyordu belki, belki de bu sadece bir deyimdi. Şimdilerde ise bazı bitpazarları geçmişin nostaljik bir yansıması olmakla kalmıyor, yer yer antika pazarı olmaya soyunuyor. Ve ucuz olmalarını bırakın, aralarında pahalılıkları ile dikkat çekenleri bile var.

Hangi ikinci el pazarını ziyaret edecekseniz edin, dikkat etmeniz gereken iki önemli nokta bulunuyor: Öncelikle çalıntı ürünlere karşı temkinli olmakta fayda var. Bu noktada temel olarak yeni ve pahalı bir ürünün, örneğin fiyatı çok yüksek bir markanın tablet bilgisayarının, ucuza satılmasından şüphelenin. Önemli diğer bir husus ise bir ikinci el pazarını ziyaret edecekseniz, sadece gezip görmek için gidecek olsanız dahi, erken saatlerde orada olmaya çalışın. Çünkü siz sadece farklı bir mekân görmek amacıyla orada bulunan bir turist olsanız da çok beğenebileceğiniz değerli bir eşya çoktan satılmış olabilir. O yüzden herhangi bir bitpazarını öğlen 12’den önce ziyaret etmekte fayda var. Modern hayat bize, altı ayda bir değiştirilen cep telefonlarını, kısa sürede kapılıp yine kısa sürede unuttuğumuz sosyal medya akımlarını getirdi. Bu nedenle insanoğlu geçmişte kalan izlere artık çok daha fazla özlem duyuyor. Bir eski eşyayı satın aldığımızda bir ihtiyacı karşılamaktan çok bir anıyı, bir duyguyu yanımıza alıyoruz. Hızla akan modern zamanın hoyratlığına karşı, tekil bir sığınağı çantamıza koyarak evimizin yolunu tutuyoruz.

Dünya İkinci El Pazarlarını Keşif Turumuz Avrupa’dan Başlıyor 

Paris, Marche aux Puces
Dünyada herhangi bir sosyal veya ticari hareketlilikte Paris’in adının geçmeyeceğini düşünmek yanlış olur. İkinci el pazarları için de durum aynen geçerli. Marche aux Puces, Paris’de kurulan ikinci el pazarları arasında en ünlüsü. Tam adıyla Marche aux Puces de Saint-Ouen diye anılıyor kendileri. Geçmiş yüzyıllardan kalmış, Parisli yaşlı bir aristokrat hanım gibi. Eski diye nitelenirken bile eskimiş durmayan bir hali var. Antikalar, egzotik objeler, kitaplar vs. aklınıza gelebilecek her türlü eşya, kıyafet ve süs eşyasını cömertçe sunuyor (fiyat anlamında değil tabii). Marche aux Puces’in aynı zamanda dünyanın ilk ikinci el pazarı olduğu tahmin ediliyor. Cumartesi, pazar ve pazartesi açık. Paris’in simgelerinden Louvre için, tüm gün gezerseniz bitiremezsiniz derler. Bu yüzden birkaç gün ayırmanız tavsiye edilir. Marche aux Puces aynı ölçüde devasa bir dünya sunmasa da çok vaktinizi almaya aday. İşin güzel tarafı, bu ünlü ikinci el çarşısını dolaşırken yorulduğunuzda oturup dinlenmeniz ve bir şeyler yiyip içmeniz için kafeler ve büfeler mevcut. Çarşı çok büyük olduğu kadar zengin çeşitliliğe de sahip. Koleksiyonlar için plaklardan, askeri malzemelere kadar bulacaklarınız sizi şaşırtmaya aday. Avrupa’nın en devasa ikinci el pazarı olan binlerce standıyla Lille’deki Braderie de Lille ikinci el pazarının, Fransa’da yaşanan terör olayları sonrasında güvenlik endişesi nedeniyle iptal edildiğini de belirtelim.

Berlin, Mauerpark
Almanya’nın bu tarihi şehrinde birçok ikinci el pazarı boy gösteriyor. Bunlardan en ünlüsü de Mauerpark’ta pazar günleri kurulanı. Vintage giysiler, eski plaklar, ev aksesuarları ve ikinci el pazarı deyince aklınıza gelebilecek hemen her şeyi yeşil alana yayılan ve doğayla iç içe olan bu pazarda bulabilirsiniz. Rastlayacaklarınız arasında, internette ya da mağazalarda bulunması mümkün olmayan tasarım bir tişört olabilir. Mini amfi tiyatrosunda ilgi çekici kısa gösterilerle karşılaşma ihtimaliniz de var. Yorulduğunuzda soluklanabileceğiniz çimenlikleri sayesinde pazarın tamamını dinlenerek dolaşabilirsiniz. Berlin’in meşhur soğuğunu da göz önüne alırsak Mauerpark’ı lütfen yaz aylarındaki ziyaret programınıza alın. Güneşin keyfini sürerek bu açık pazar alanını gönlünüzce keşfedebilirsiniz böylece. Bir zamanlar tam da Doğu-Batı Berlin sınırında yer alıyordu. Eskiden ayrı olan Berlin’in iki bölümünü birleştirir gibi duran konumu sayesinde “mesafeli” şehir Berlin’e samimiyet kattığı söylenirdi. Şimdiyse özgürce yayılmanın tadını çıkarıyor.

Budapeşte, Ecsari
Binbir çeşit antika ve kullanılmış eşya arasında kürk şapkalara ve bu ülkeye özgü bastonlara rastlamak hoş bir sürpriz olacak sizin için. Macar kültürünün izlerini bu tezgâhlarda sürmeniz mümkün. Dünyanın birçok ülkesinden gelen satıcılar da ürün çeşitliliğini katlıyor. Tüm hafta açık olsa da hafta sonu dışında stantların çoğu kapalı. Eski yapıların zamana meydan okuduğu Budapeşte’de, ikinci el pazarı da sizi şaşırtacak ürünler karşınıza çıkarabiliyor. Sovyet döneminden kalma resmi bir üniforma veya eski bir oyuncak gibi. Ecsari ikinci el pazarında dikkat etmeniz gerekense fiyatların çok değişken olması. Siz siz olun biraz turlayarak benzer ürünün daha uygun fiyatlı olanı var mı bir kolaçan edin.

Londra, Bermondsey
Bermondsey antik pazarı Londra’ya gelen turistlerin mutlaka ziyaret etmeleri tavsiye edilen bir yer. Tabii hava, açık alanda dolaşmayı çileye dönüştürecek kadar yağmurlu değilse. Tuğla evlerinden siyah taksilerine, tarihi dokunun canlılığını sürdürdüğü Londra’da Bermondsey antik pazarını gezmek bu şehirde yaşamanın doğal bir parçası gibi. Özellikle turistler, eski bir rock grubunun imzalı posteri ya da Londra kültürüne ait klasikleşmiş bir parça bulabilir miyim diye pazarı merakla arşınlıyorlar. Londra’da şehrin dört bir yanında ikinci el pazarları var. Dünyanın en büyük metro ağlarından birine sahip olan bu şehirde, ikinci el pazarı ya da herhangi başka şey için bir yerden bir yere gitmek çok güç değil. İkinci el pazarları dışında da birçok köşe başında karşınıza çıkabilen vintage dükkânları ve ikinci el satıcılarıyla Londra, geçmişin izini eşyalarda yakalamak isteyenlere farklı alternatifler sunuyor. Bermondsey ikinci el pazarı Londra’nın ruhunu keşfetmek isteyenler için cuma sabah 6’dan öğlen 14’e kadar açık.

New York, Brooklyn İkinci El Pazarı (Brooklyn Flea)
New York’un Brooklyn semti gezilesi ve keşfedilesi birçok ikinci el pazarına sahip. Bunların en iddialı olanı ve bilineni, dünyaca ünlü Brooklyn ikinci el pazarı. Diğerleri genelde kuruldukları sokağın adıyla anılıyor ve vaktiniz varsa en azından birkaç tanesini dolaşmanız New York severlere şiddetle tavsiye ediliyor. Örneğin Artists & Fleas’ı ziyaret ettiğinizde tarz sahibi, belki de tasarım ürünü giysileri, yağlıboya tabloları bulabilirsiniz. Brooklyn ikinci el pazarı New York’un ruhunu yansıtıyor sanki. Aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Hatta hiç aramadıklarınızı bile. Ve iyi ki gelmişim bugün buraya deyip, pazardan ayrılmadan onu da satın alabilirsiniz. New York’un dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri olduğunu Brooklyn ikinci el pazarında bir kez daha hissedebilirsiniz. Karşınızdaki ürünler arasında sadece kafanızda canlanacak ortalama bir Amerikalının değil, bir Hintli veya Çinli göçmenin eşyaları da bulunabilir. Uzaktaki gökdelenlerin manzarası eşliğinde bir ikinci el pazarını dolaşmak ilginç bir deneyim. New York’un, hürriyet heykelinden ve Manhattan’dan çok daha fazlası olduğunu hatırlatan saklı bir hazine deposu gibi burası.  Belli mi olur, siz de belki bu “büyük elma”dan alacağınız küçük ama lezzetli bir ısırığa buradaki ikinci el pazarında rastlayabilirsiniz.

Arjantin, San Telmo
Arjantin güneşi altında San Telmo’da boylu boyunca uzanan eğlenceli bir pazar karşılayacak sizi. Buenos Aires’teki San Telmo bölgesi, bu şehre gidenlerin uğramaktan pişman olmayacakları bir ikinci el pazarına sahip. Buenos Aires’in Latin dokusunu yansıtan eski binaları arasında dolaştığınız pazarda, klasik bir dükkânda rastlanamayacak çok ilginç biblolar ve hediyelikler bulabilir, antika eşyalar arasında eski kuklalara ve oyuncaklara bile rastlayabilirsiniz. Sulu boya resimlerini satışa sunan bir ressamla da karşılaşmanız mümkün. Sokak sanatçılarından bir gitar dinletisiyle ya da tango gösterisiyle de karşılaşabilirsiniz. Ne de olsa burası Latin Amerika. Burada hayat tüm canlılığıyla akıyor. Pazar içine serpiştirilmiş birçok restoran da Arjantin yerel mutfağını keşfederek dolaşabilmenin keyfini sunuyor. Zaten, alışveriş yapmaya giderken kafelerinde ve restoranlarında sunulan farklı lezzetlere kendini kaptıranlarla meşhur bu pazar. Ayrıca tablolar, antikalar, ama hepsinden önemlisi bir Latin şehrinin ve onun insanlarının sıcaklığı da San Telmo’nun kalabalığından anılarınızda kalanlar olacak.

Kazablanka, Derb Ghallef
Klasikleşen Kazablanka filmiyle dünyanın tanıdığı Fas’ın bu en büyük şehri, oldukça meşhur bir ikinci el pazarına da sahip. Derb Ghallef’de bulabileceğiniz tek şey otantik Fas ve Kuzey Afrika kültünü yansıtan eşyalar değil. Hatta onlardan daha fazla DVD filmler ve hediyelik eşyalar gibi güncel nesnelere rastlayabilirsiniz. Pazar hariç diğer günler açık. Hem Derb Ghallef hem de diğer pazarlar Fas ekonomisi için hatırı sayılır birer gelir kaynağı. Gerek yeni ürünler gerekse ikinci elleri satan pazarlar için bu durum geçerli. Çünkü bu mistik Kuzey Afrika ülkesi yoğun turist akımına uğruyor. Turistler de bu otantik havayı solurken, geldikleri uzak kültüre ait hediyelikler almayı çok seviyorlar. Derb Ghallef’deki alışveriş turunuzda “Fas’ın genelinde olduğu gibi” ciddi pazarlık payınız olduğunu unutmayın. Özellikle ortam kalabalıksa hırsızlara dikkat ederek, yarı mistik Fas atmosferi eşliğinde alışveriş ve gezi turunuza devam edebilirsiniz.

Biraz da ülkemizden birkaç ikinci el pazarına göz atmak ister misiniz?

Feriköy Antik Pazarı
İstanbul Feriköy’deki bu pazarda, ikinci el pazarlarının ruhuna uygun şekilde, makul fiyatlara bulabileceğiniz kullanılmış eşyalar kadar, antika niteliğine yakın güzel ve özel parçalara da rastlayabilirsiniz. Fiyatların klasik ikinci el pazarı rakamlarına göre yukarda olduğunu belirtelim. Çünkü tezgâhlarındaki eşyalarla antika pazarcılığına göz kırpan bir yer burası. Türkiye genelinden gelen eski eşya ve antika satıcıları da Feriköy’deki bu pazarı keşfedilir kılıyor. Böylece gerçekten nadide eski porselen bir eşyaya rastlamanız olasılık dahilinde bulunuyor. Pazar antika meraklıları yanında, entelektüellerin de gözdesi. Eski plaklardan, internette kolay bulamayacağınız kitaplara ve orijinal film afişlerine kadar sanat tutkunlarını bekleyen küçük bir vaha sanki. Sadece pazar günleri açık ama pazar gününü değerlendirmek için iyi bir seçim.

Eminönü Küçükpazar
Çok erken saatlerde açılan pazarın içeriği daha çok ucuz fiyatlı kullanılmış eşyalar üzerine. Ve ihtiyacı ekonomik yolla karşılamaya odaklı. Yine de çocukluğunuzun sokak oyunlarından kalan bir taso ya da artık üretilmeyen tarz bir cam vazo gibi farklı objelere de rahatlayabilirsiniz. İnsanı şaşırtan bir ürün zenginliğine sahip olan pazarda dolaşırken, varlığını çoktan unuttuğunuz birçok eşyayı yeniden hatırlayabilirsiniz. Mültecilerin yoğun olarak bulunduğu bir bölge olduğu için onlar tarafından açılan tezgâhlara bolca rastlamanız mümkün. Yaşam mücadelesi içindeki bu insanlar pazarın hem satıcı hem alıcı olarak müdavimleri arasında. Küçükpazar’da Süleymaniye Camii’nin yakınlarında bulunan Küçükpazar ikinci el pazarı, geçmiş yıllarda Topkapı Surdibi’nde kurulan meşhur ikinci el pazarının devamı aslında. Cumartesileri kuruluyor.

Şanlıurfa İkinci El Pazarı
Anadolu’nun birçok köşesinde kendine özgü ikinci el pazarları kuruluyor. Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesi, Yenice Mahallesi’nde kurulan ikinci el pazarı da bunlardan biri. Hafta sonları kurulan pazar temel olarak mağazalara göre çok daha uygun fiyatlar sunan ikinci el alışverişi için tercih ediliyor. İkinci el pazarının Eyyübiye ilçesinin ekonomisine canlılık getirdiği kuşkusuz bir gerçek. Ünü bölgeye yayılan pazar hem Urfa’dan hem civar ilçelerden gelenler sayesinde oldukça hareketli ve canlı. Pazar, dar gelirli aileler için bir ekonomik hareketlilik kaynağı oluşturmuş durumda.

Elektronik eşya ve kişisel birçok eşya yanında, plastik ürünlere bile rastlayabilirsiniz burada. Kısaca görmesini bilen için incelikli sürprizler barındırıyor. Pazarda sebzeye, meyveye, çiçeğe rastlamak bile mümkün. İkinci el pazarları tarihe bir pencereden bakmak gibi. Hikayeleri ve bize sunacağı sürprizler, anlatmakla bitecek gibi değil. Peki gelecekte ne olacak? İkinci el robotların, sahibinden az kullanılmış tek kişilik sesten hızlı uçan arabaların satıldığı bir ikinci el pazarı olur mu dersiniz? Kim bilir, belki de olur. Dünyada her şeyin, kanyonların, okyanusların, mevsimlerin karakterleri olduğu düşünürüm bazen. Bu capcanlı gezegende, insanların yarattığı kültürel değerler, yapıtlar ve şehirler de aslında dikkatli bakarsanız canlı gibidirler. En azından bir ruhları vardır. İkinci el pazarlarıyla konuşabilseydim onlara şöyle derdim: “Lütfen değişmeyin. Pahalı antik pazarlara dönüşmeyin. Dönüşmeyin ki birinin gözden çıkardığı o geçmiş dönem eşyalarını uygun fiyatlara alarak, zamana küçük bir çelme takmanın mutluluğunu yaşayalım.”

Bir ikinci el pazarını ziyaret edeceksiniz, başta da belirttiğiniz gibi, günün ilk ışıklarıyla yola çıkın. Unutmayın, bitpazarının külkedisi öğlen 12’de ayrılır!

NOTLAR

Bir Adamın Çöp Saydığı Başkası için Hazine Olabilir
Bir İngiliz atasözü şöyle der: “Bir adamın çöp saydığı başkasının hazinesi olabilir.” (A man’s garbage is another’s treasure). Pek çok dilde bu söz kullanılıyor artık. Çünkü insana ve hayata dair ortak bir gerçeği işaret ediyor. Sadece eşyalar için değil söylediği. Vazgeçtiğimiz, hor gördüğümüz, görmezden geldiğimiz ya da göremediğimiz birçok şeyin hayatı, hayatımızı ne de çok değiştirme gücüne sahip olduğunu işaret ediyor aslında. Bu vazgeçilen hazineler bazen bir insan olabilir, bazen bir fikir, bazen de bir eşya. Bir ikinci el eşya, köşeye bırakılan, ikinci el pazarına “düşen” bir parça, sizin için geçmişle bağ kurduğunuz anlamlı bir anının temsili olabilir.

“Hırsızlar Pazarı” Fenomeni
Dünyada Portekiz Lizbon’daki Feira da Ladra, Hindistan Mumbai’deki Chor Bazaar gibi hırsızlar pazarı diye ünlenen ikinci el pazarları da var. Bu arada Chor Bazaar gerçekten de Hintçe hırsızlar pazarı anlamına geliyor. Hindistan Delhi’deki ikinci el pazarı da hırsızlık mallarıyla meşhur.  Arizona’da da “Cave Creek Thieves Market” diye, resmi adına bile çalma fiili bulaşmış pazarlar var dünyada. Ülkemizde de dönem dönem belirli ikinci el pazarını mesken tutan hırsızlık malı satıcıları nedeniyle kimi ikinci el pazarları hırsızlar pazarı nitelemesi alabiliyor.

Kaliforniya, Rose Bowl
Kaliforniya Pasedena’daki bu pazarda, klasik bir ikinci el pazarında bulabileceklerinize ek olarak bahçe aksesuarları, bitkiler ve mücevher gibi enteresan şeylere de rastlamanız mümkün. İşin diğer bir güzel tarafı satılanların türlerine göre stantların ayrıştırılmış olması. Rose Bowl’da ünlü bir yıldız, mimar veya sanatçı her an karşınıza çıkabilir. Bu ikinci el pazarı Los Angeles’a da yakın çünkü. Sinema tutkunuysanız, eski filmlerden kalma dekor parçalarına rastlamak çok heyecanlandırıcı olmaz mı? Tabii taşıyacağınız eşyanın valizinize sığması gerekliliği gibi küçük iki sorunumuz var. Giriş ücretli ve erken girmek isterseniz fazladan ödeme yapmanız gerekiyor maalesef. Ayrıca Rose Bowl sadece her ayın ikinci pazarı açık. Yine de şansınızı denemeye değer. Belli mi olur belki de eski bir Hollywood filminin orijinal ve imzalı bir posterine rastlayabilirsiniz.

Tokyo, Yoyogi Park İkinci El Pazarı
Tokyo’daki ikinci el pazarlarının büyük çoğunluğu Asya’da sık görülen büyük, zengin çeşitli ama birçoğu eski eşyalardan çok, yeni ucuz Çin mallarının satıldığı pazarlardan farklı. Asya ruhunu, Japon kültürünün parçalarını gözlemleyebileceğiniz nitelikteler. Yoyogi Park İkinci El Pazarı da bunların en önemlisi. Tokyo’da ikinci el pazarına gitmek, bu dünyanın en pahalı şehirlerinden birinden eve götürecek ucuz hediyeliklerle ayrılmak demek. Yoyogi Park’ta 800 civarında satıcı bulunuyor. Geyşa kıyafetlerini, kimonoları daha ucuza alabilirsiniz. Tokyo’da ikinci el pazarında dolaşmanın en zevkli yanı, galiba uzak doğu kültürünün renkliliği arasında yeni ayrıntılar keşfederek geçirdiğiniz güzel zamanın yanınıza kar kalması.

Yazan: Hakan Sedat Gül / Fotoğraf: S.Bahar Alban

*Bu yazı Marmara Life 2019 / Mart-Nisan sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın