Arap Baharı’nın Ardından İstanbul Ekonomisi

GÖRKEMLİ BİR GÜZELLİK, KISKANILACAK BİR İKLİM VE EMSALSİZ BİR YAŞAM KALİTESİ… ŞÜPHESİZ TÜRKİYE’NİN GÖZ BEBEĞİ İSTANBUL’DAN BAHSEDİYORUZ.

Turistik anlamda İstanbul’u anlatan sayısız makaleye, dergiye, belgesele her gün rastlıyoruz. Aslında İstanbul’un önemi, turistik açıdan sahip olduğu güzelliklere imkân veren ekonomik merkez olmasından kaynaklanıyor. Yüzyıllar boyunca ticaret merkezi olan ve tarihi İpek Yolu’nun en önemli kavşak noktalarından İstanbul, hâlâ dünyanın en büyük kent ekonomileri arasında yer almaktadır.

Dünyada Neler Oluyor?
Gelişmiş ekonomilerde devam eden sorunlara ve beklenenden uzun süren toparlanma sürecine rağmen, özellikle son yıllarda dünya ticareti pozitif anlamda ivmelenme eğilimi içerisine girmiştir. Etkisini hâlâ devam ettiren küresel finansal krizin ardından dünya ekonomisinin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler bağlamında yukarı yönlü büyüme rakamlarına erişeceği öngörülmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesi sonucunda, yaşanan olumlu veya olumsuz gelişmeler uzak coğrafyalarda yankı bulmakta ve ülke ekonomilerini etkilemektedir. Küresel ekonomik krizin etkisini göstermeye başladığı 2008 yılından itibaren ülkeler krizi atlatmak amacıyla çeşitli çıkış stratejileri izlemeye başlamışlardır. Tasarrufların yetersiz kaldığı durumlarda yeni teknoloji ve uzmanlık bilgisi içeren nitelikli dış yatırımlara ihtiyaç duyulmuştur.

Kriz sonrası yıllar bize göstermiştir ki içinde Türkiye ve Arap ülkelerinin de olduğu gelişmekte olan ülkeler dış yatırımlar bağlamında rekor seviyede yükseliş kaydetmiştir. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayınlanan 2018 yılı Dünya Yatırım Raporu çalışmasına göre 2017’de dünyada toplam 1,43 trilyon dolar uluslararası doğrudan yatırım gerçekleştirilmiştir. Bunların %49,8’i gelişmiş, %46,9’u gelişmekte olan ekonomilere giderken %3’ü ise geçiş ekonomilerine gitmiştir. Gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kayan yatırımların artarak devam etmesi beklenmektedir.

Arap Baharı Sonrası Türkiye
Son yıllarda ülkemiz ve Arap ülkeleri arasında etkileşim olumlu anlamda süratle artmaktadır. Günümüz küresel ekonomisinde önemli yer tutan Arap ülkeleri ve bu ülkelerin oluşturduğu Arap Devletleri Birliği veya diğer bir adıyla Arap Ligi, IMF verilerine göre yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir ekonomik hacme, 400 milyona yakın bir nüfusa ve 13,8 milyon km2 alana sahiptir.  Dünyanın önemli enerji ihracatçısı ve yükselen pazarı olan bu ülkeler zenginleşen nüfusu ile değerini giderek artırmakta ve dünya ülkeleri üzerindeki etki alanını genişletmektedir. Türkiye ise Avrupa standartları ve Asya dinamizmini birleştiren bir ülke olarak, sadece coğrafi anlamda değil, aynı zamanda girişimcilik, üretkenlik, ekonomi ve kültürel zenginlik anlamında bugün “Ortadoğu’ya ve Arap ülkelerine en yakın Avrupa ülkesi” konumundadır.

İstanbul, Arap Coğrafyası için Neden Önemli?
Türkiye ve Arap coğrafyası arasındaki ekonomik değerlendirmelerin ardından Türkiye’nin en önemli kenti İstanbul’umuza değinmeden geçemeyiz. Uluslararası yatırımlarda “cazibe merkezi” teriminin en önemli bileşenlerinden birisi sosyokültürel yaşam standartlarıdır.  Bahse konu standartların belirgin rol oynadığı günümüzde İstanbul gibi marka kentler ön plana çıkmaktadır. İstanbul 15 milyonluk dinamik nüfusu, yükselen ekonomisi, 8 bin yıllık tarihi mazisi ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olmanın verdiği kültürel birikim ile dünyanın önde gelen marka kentleri arasında yerini çoktan almıştır. Ekonomik anlamda Türkiye’nin başkenti diyebileceğimiz İstanbul, artık küresel platformlarda diğer marka kentlerle yarışır hale gelmiştir. Biraz önce bahsettiğim gibi ulusal stratejilerden ziyade yerel dinamiklerin önemini artırdığı günümüzde artık ülkelerin değil, kentlerin kıyasıya bir yarış içinde olduğu bir dünya modeli ile karşı karşıya bulunmaktayız. Sahip olduğu yerel potansiyel göz önünde bulundurulduğunda İstanbul, Türkiye’deki ekonomik ve sosyal kalkınmanın lokomotifi konumundadır.

İstanbul’u Ziyaret Eden Yabancı Ziyaretçilerin Milliyetlerine Göre Dağılımı

No ÜLKE 2018 Gelen 2017 Gelen Değişim %
1 Almanya 1.071.634 986.560 8,6
2 İran 934.860 900.810 3,8
3 Suudi Arabistan 628.577 557.834 12,7
4 Rusya Fed. 618.511 494.084 25,2
5 Irak 609.589 517.653 17,8
6 İngiltere 455.608 380.943 19,6
7 Fransa 448.872 370.517 21,1
8 ABD 370.112 270.887 36,6
9 Çin Halk Cumhuriyeti 351.808 221.870 58,6
10 Ukrayna 323.454 304.275 6,3

Kaynak: İstanbul İl Kültür Turizm Müdürlüğü, 2018.

THY Sayesinde Artık Daha Yakınız!
Bilindiği üzere Türk Hava Yolları’nın ana merkezi İstanbul’dur. İstanbul’dan dünyanın 121 ülkesine ve 301 destinasyona uçuş gerçekleştiren Türk Hava Yolları, bu alanda dünyanın en çok ülkeye uçan havayolu unvanını elinde bulundurmaktadır. Avrupa’nın en çok ziyaret edilen 3’üncü şehri olan İstanbul’dan Arapçanın resmi diller arasında yer aldığı 18 ülkeye ve toplamda 33 destinasyona direk uçuş bulunmaktadır. 2018 yılında İstanbul’u 13,4 milyon yabancı turist ziyaret ederken Suudi Arabistan 629 bin ziyaretçi ile genel sıralamada 3’üncü, Irak ise 610 bin ziyaretçi ile 5’inci olmuştur. İlk 10’daki bu iki ülkeyi 282 bin ziyaretçi ile Ürdün, 281 bin ziyaretçi ile Kuveyt ve 275 bin ziyaretçi ile Cezayir takip etmektedir. Arap ülkelerinin kentimize son yıllarda göstermiş olduğu ilgi artarak devam etmektedir.

İstanbul, Yaklaşık 130 Ülkeden Daha Büyük!
Brookings araştırma şirketinin verilerine göre İstanbul ekonomisi 449 milyar dolarlık hacmi ve 31 bin dolarlık kişi başı gelir ile dünyanın sayılı kent ekonomileri arasında yer almaktadır. Bu istatistiklerle beraber İstanbul, dünyanın yaklaşık 130 ülkesinden daha büyük bir ekonomiye sahiptir.

Aynı araştırma şirketinin 2008’de başlayan küresel krizin hemen akabinde yayınladığı bir rapora göre ise dünya kentleri arasında krizden en hızlı çıkan şehir İstanbul olmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, dünya ekonomisinin lokomotifi konumundaki Çin kentlerinin bile İstanbul’un gerisinde kalması ve ilk 30’a hiçbir Avrupa veya A.B.D. kentinin girememiş olmasıdır. Bu kapsamda, İstanbul’un sahip olduğu olumlu yatırım atmosferi, uluslararası şirketlerin dikkatini çekmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre 2018 yılı Kasım ayı itibariyle Türkiye’de toplam 65.957 yabancı sermayeli şirket faaliyet gösterirken bunların 40.542’si yani yarısından fazlası İstanbul’da bulunmaktadır. Türkiye’de 2002-2018 yılları arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yatırımcılar 4 milyar 219 milyon dolar, Suudi Arabistan 1 milyar 952 milyon, Kuveyt 1.848 milyon ve son olarak Katar ise 1 milyar 797 milyon dolar uluslararası yatırım yapmışlardır.

 Ülkelere Göre Uluslararası Doğrudan Yatırım Tutarları (milyon dolar)

No ÜLKELER 2018
(Ocak-Kasım)
 2002-2018  Toplam 2002-2018 PAY %
1 Hollanda 833 24,635 15.9%
2 ABD 446 11,773 7.6%
3 Avusturya 465 10,525 6.8%
4 İngiltere 409 10,301 6.7%
5 Almanya 349 9,521 6.2%
6 Lüksemburg 329 9,438 6.1%
7 İspanya 233 9,313 6.0%
8 Belçika 212 8,644 5.6%
9 Fransa 293 7,254 4.7%
10 Yunanistan 8 6,839 4.5%
11 Azerbaycan 516 6,429 4.2%
12 Rusya 5 6,214 4.0%
13 Birleşik Arap Emirlikleri 14 4,221 2.7%
14 İtalya 509 3,604 2.3%
15 İsviçre 147 2,633 1.7%
16 Japonya 80 2,597 1.7%
17 Suudi Arabistan 12 1,983 1.3%
18 Kuveyt 155 1,852 1.2%
19 Katar 169 1,803 1.2%
20 Lübnan 4 1,291 0.8%

Kaynak: TCMB, Kasım 2018.

Arap Yatırımcılar Neden İstanbul’u Tercih Etmeli?
“Uluslararası yatırımcılar neden İstanbul’u tercih etmelidir?” sorusuna verilecek elbette birçok cevap vardır. Sonuç olarak, ekonomik büyüklüğü, kalifiye iş gücü, girişimcilik ekosistemi, yenilikçi endüstrileri ve sosyokültürel yaşam standartlarıyla İstanbul, yatırımcılar için küresel bir merkezdir. Fırsatlar şehri İstanbul tarihi, kültürel ve doğal dokusuna uygun yatırımlara odaklanarak uluslararası yatırımcılara önemli iş imkanları sunmaktadır. Türkiye, Arap coğrafyası için Avrupa’ya en yakın ülke, Avrupa için ise MENA bölgesine giriş kapısıdır. İstanbul ise ülkenin ekonomik başkenti olarak Arapça konuşan ülkeler açısından önemli bir cazibe merkezidir.

Yazan: Mehmet Onur Partal
*Bu yazı Marmara Life 2019 / Mart-Nisan sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın