Dünyaca Ünlü, Efsanevi Süt Ürünü Kefir

Yüzyıllar Önce Kafkas Bölgesinden Köken Almış, Orta Asya’dan Avrupa’ya Yayılmış Hatta Amerika’da Bile Ünlenmiş “Efsanevi” Sıfatı Giydirilmiş Bir Süt Ürünü.

Kefir, neresinden bakarsanız bakın insan sağlığı açısından çok değerli bir içecektir. Yüzyıllar önce Kafkas bölgesinden köken almış, Orta Asya’dan Avrupa’ya yayılmış hatta Amerika’da bile ünlenmiş “efsanevi” sıfatı giydirilmiş bir süt ürünüdür. Ve tüketildiği tüm bu ülkelerde aynı isimle anılmaktadır. Kefirin ne olduğunu anlatacak, değerini anlamlandıracak tanım nedir? diye sorulsa şu cümleyi seçerdim: Yararlı bazı mikro-canlıların (probiyotikler), sütün içinde çoğalarak, laktik asit, karbondioksit, az miktarda alkol ve aroma verici bileşikler oluşturmasıyla (fermantasyon ile) üretilen, sağlığa faydalı bir içecektir.

Köpüren Keyif
Çeşitli kaynaklarda kelime kökeni için farklı görüşler ortaya konsa da Türk Dil Kurumu sözlüğü, etimolojik bakımdan kefirin Kafkas dillerinden türediğini söyler. Bazı kaynaklarda ise kelimenin Türkçe keyif veren, coşturan, mest eden anlamındaki “kef” sözcüğünden türetildiği iddia edilir. Bir başka kaynakta ise kefirin Rusçada “mayalanmış sütten yapılan alkollü bir içecek” anlamına geldiği ve bu sözcüğün Türkçe “köpür” sözcüğünden evrildiği vurgulanır. Tüm bu etimolojik görüşleri bir sepette toplayacak olursak; kefir, aroması ve lezzetiyle “keyif veren ve mest eden”, sağlığa katkılarıyla “coşturan”, yapısı ve üretim teknolojisi gereği “köpüren” bir süt içeceğidir. Sanırım sepetimizdeki bu cümle, kefirin özelliğine yaraşır bir slogan olabilir. Köpüren Keyif…

Bilim İnsanlarının İlgi Odağı: Kefir
Bilim insanlarının kefire olan ilgisi geçmişten günümüze artarak devam etmekte. Bilimsel makalelerin yayınlandığı elektronik bir veri tabanında, 2019 yılının ilk yarısında kefir üzerine yapılmış araştırma sayısının 200’e yakın olduğu görülmüştür. 1996 yılından bu yana ise kefir için toplamda 2406 belge yayınlanmış. Peki bu istatistiksel artış ne ifade ediyor? Kefiri bu kadar kıymetli kılan ve artan bir ilgiyle üzerinde çalışılmaya değer yapan şey nedir?

Kefirin sağlığa faydası; 1920’li yıllarda Rus bilim insanlarının probiyotik (dost-faydalı) bakteriler üzerine araştırmaları sırasında, yoğurtta 2 olan probiyotik bakteri sayısının kefirde 25-30 arasında olduğunun fark edilmesiyle anlaşılmış. Gorski 1994’de kefir için “21. yüzyılın yoğurdu” ifadesini kullanmıştır. Şüphesiz ki kefirin sağlığa faydasını böyle birkaç satırla anlatmak mümkün olmayacaktır. Bizim yapacağımız izaha ancak “değinmek” denebilir.

Kefirin Bizlere Sunduğu Armağanlar Nelerdir?
Kefirin muhtevasında yer alan dost canlılar, vücudumuzun düşman mikroplar ile savaşmasını kolaylaştırır. Ya kendileri koruyucu neferler gibi bu mikroplarla birebir savaşırlar ya da düşmanı vücuttan defetmeleri için bağışıklık sistemimize yardımcı olurlar. Kefiri içtiğimizde ilkin lezzetiyle buluşuruz ama boğazımızdan aşağı inmesiyle sindirim kanalı boyunca olumlu etkilerini hissetmeye başlarız. Ağız boşluğu içindeki aftları ve yaraları iyileştirdiği, diş çürüklerini önlemeye yardımcı olduğu yönünde bulgular bile vardır. 1908 yılı Nobel Tıp Ödülü sahibi araştırmacı Elie Metchnikoff, kefirin salya ve sindirim kanalı salgılarını olumlu yönde aktive ettiğini, bu açıdan şikâyeti olan bireylerde tedavi amacıyla kullanılabileceğini bildirmiştir. Uzun süreli peklikte, antibiyotiğe bağlı ishallerde, mide ülserlerinde, kolitte ve daha birçok sindirim kanalı rahatsızlığında olumlu etkileri tespit edilmiştir. Antitümöral etkisi üzerine sayısız makale bulunmaktadır. Dünyanın birçok bölgesinde verem, kanser ve sindirim kanalı hastalıklarında destekleyici tedavide kullanılmıştır ve kullanılmaktadır. Kefir, eski Sovyetler Birliği’nde hastanelerde ve sanatoryumlarda metabolik bozukluklar, kalp-damar rahatsızlıkları ve alerjik sorunlar gibi çeşitli hastalıkların tedavisine dâhil edilmiştir. Triptofan, kalsiyum ve magnezyum mineralleri bakımından zengin olması sinir sisteminin rahatlatılmasında önemli rol oynar. Ayrıca iştahsızlığa ve uykusuzluğa karşı iyi geldiği de bilinmektedir.

Kefir Mucizesinden Faydalanmak
Konuyla ilgili olarak son bir aktüel bilgi vermekte fayda var. Kefirin süt içeceği olarak kullanılmasının yanı sıra çok keyifli başkaca kullanım şekilleri de vardır. Mesela yoğurt ve peynir şeklinde üretilebilir. Meyveli kefirler zaten raflardaki yerini aldı ve çocukların favorisi durumunda. Kefir, şahane bir salata sosudur; pişirdiğiniz krepin içine de ekleyebilirsiniz. Hatta kefir ile çorbalarınıza muhteşem lezzetler katabilirsiniz. Limonlu ve kivili dondurması ise nefis oluyor. Tüm bunlar bir tarafa, şaşırtıcı başka bir ürün grubu ise kefir kullanılarak üretilen kozmetik ürünleridir. Mesela kefir sabunu, kremi ve yüz maskesi… Tüm bu yazılanları okuyan siz değerli okur; ya kefir ile hiç tanışmamış ve hayatınıza sokmamış, faydalarından mahrum kalmışsınızdır ya da onu biliyor, düzenli tüketiyor ve sağlığınız için ondan yararlanıyorsunuzdur. Tanışmadıysanız bence bir el uzatmakta fayda var. Kefir üzerine biraz bilimsel biraz da aktüel bilgiler sunduğumuz ama önemini ne kadar anlatsak o kadar eksik kalacak olan bu çalışmada, kefiri bu kadar çok övmemizin gayet geçerli sebepleri olduğuna ikna olduğunuzu umuyorum. Sağlıcakla kalın… 

NOT 

Kefirin Faydaları
Düzenli olarak günde yarım litre tüketildiğinde metabolizmayı dengelediği bunun yanı sıra karaciğer, safra, böbrek fonksiyonları ve kan dolaşımı üzerine olumlu etkiler gösterdiği belirtilmiştir. Kefir içerek bünyemize aldığımız yüksek oranda orotik asit, kan kolesterol seviyesini dengeler ve vücudumuzun fabrika organı olan karaciğerimizi rahatlatır. 100 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, 9 aylık kullanım sonucunda bağırsak bozukluklarında %100, uykusuzlukta %60-70, sinirsel depresyonlarda %50-80, yüksek tansiyonda %30-50 oranında düzelme saptanmıştır. Kefir tüketenlerin %70’inin kullandıkları diğer ilaçları bıraktıkları açıklanmıştır. Kefir, özellikle süt şekerini sindirebilme yetersizliği olan bireylerin, bağırsak rahatsızlığı hissetmeden süt tüketebilmelerini sağlayan bir üründür. Sütten kaynaklanan besleyici bileşenleri de ayrıca yanında hediyesidir.

Yazan: Beyza Hatice Ulusoy

*Bu yazı Marmara Life 2019/Temmuz-Ağustos sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın