Şehir İnsanının Kaçış Noktaları: Açık Alan Spor ve Aktiviteleri

İnsan, fizyolojik yapısı gereği sürekli hareket etme ihtiyacı hisseder. Dünyadaki diğer canlılar gibi insan da kendini koruyacak ve yaşamda tutabilecek fiziksel bir güce sahiptir. 18 ve 19. yüzyıllarda Sanayi Devrimi’nin gerçekleşmesi dünyadaki mekanik ve elektrik enerji sistemlerinin büyük bir gelişme göstermesine, insanların hareket etme ihtiyacının giderek azalmasına neden oldu. Teknolojik buluşların getirdiği kolaylıklar ve sağladığı olanaklarla insanlar her geçen gün daha az hareket etmeye, gün boyu oturarak çalışmaya başladılar.

Özellikle günümüzde bilişim hızının etkisiyle dijital gelişim tavan yapmış durumda. Neredeyse tüm ihtiyaçlarımızı artık bir düğmeye basarak karşılayabiliyoruz. Örneğin kullandığımız gündelik teknolojiler; lamba, klima, televizyon, çamaşır ve bulaşık makinelerinden akıllı evlere varana dek tüm ihtiyaçlarımızı yerimizden kalkmadan parmağımızın ucundaki kumandayla karşılayabiliyoruz. Bisikletle veya yürüyerek gidilebilecek kısa mesafelere bile son derece rahat ve konforlu arabalarla gitmeyi tercih ediyoruz. Çok katlı yapıların artması ile evlerimiz ve çalışma ofislerimiz gökdelenlere taşınmış ve böylece merdiven kullanımı yerini asansöre bırakmış durumda. Bilgisayarlar, tabletler ve diğer akıllı teknolojiler tüm yaş gruplarını hareketsiz bir yaşama mahkûm etti. Bu konu derinleştikçe örnekler de arttırılabilir.

Ezcümle, hareketli yaşamın önemini tüm bilimsel araştırmalar ortaya koymakta. Peki bu kadar rahata ve konfora alışan insan şimdi ne yapmalı? Önceliğimiz, kaç yaşında olursak olalım bedenimize uygun bir spor dalı veya fiziksel bir aktivite belirlemek. Bunlar egzersiz, koşma, yüzme, yürüme, bisiklete binme, aletli spor, yoga, tenis, masa tenisi, voleybol, basketbol, futbol, doğa yürüyüşleri ve geziler olabilir. Şayet dışarıda çalışmıyorsak, evde günlük işlerimizi yaparak da metabolizma hızımızı artırabilmeliyiz.

Fiziksel Aktivite Artışı Bize Ne Tür Faydalar Sağlar?

Düzenli fiziksel aktivite;

  • Bizi strese karşı korur ve duygu durumumuzu olumlu yönde etkiler. Vücuttaki serotonin, endorfin gibi hormonların salgılanmasını arttırır. Bu hormon salgıları bizi depresyon, endişe, stres gibi negatif duygu durumlarından korur.
  • Bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Bu nedenle hastalıklara yakalanma riskimiz azalır.
  • Kolay algılamamızı sağlar ve hafızamızı güçlendirir; yaratıcılığımızı artırır ve problemleri kolaylıkla çözmemize yardımcı olur.
  • Uyku problemlerimizi çözer. Beden yorulduğunda rahatlıkla uykuya geçer, uykusuzluk problemi riskini azaltır.
  • Kaslarımızın güçlenmesini ve eklemlerimizin esnekliğini artırır, rahat hareket etmemizi sağlar ve bundan dolayı bacak, bel bölgelerindeki ağrılar ve krampların oluşmasına engeller.
  • Vücudumuzdaki toksinlerin büyük oranda atılmasını sağlar, kilo vermemizi hızlandırırken, vücudumuzdaki yağın yakılmasına yardımcı olur, bu sayede fit bir vücuda sahip oluruz ve kendimizi daha iyi hissederiz.
  • Sağlıklı ve düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmamızı sağlar.
  • Yaşam kalitemizi artırır. Vücudumuzda biriken negatif enerjiyi yok eder, günün her saatinde enerjik bir bedene sahip oluruz.

Kişisel olarak bu kadar çok faydası olan fiziksel aktivitelerin, toplumsal yaşama etkisi de şüphesiz çok büyük olacaktır. Sağlıklı toplum, huzurlu ve mutlu insan ile başlar. Hâl böyleyken ailemizle, arkadaşlarımızla, akrabalarımızla ve de toplumu oluşturan insanlarla mutlu bir yaşam sürme şansımız pekâlâ artacaktır.

Şehirlerde Spor İçin Güzel Bir Alternatif: Kapalı Spor Kulüpleri
Günümüz şehir hayatında spor aktiviteleri birçok kapalı ve açık alanlarda yapılabilmekte. İnsanları hareket etmeye yönlendirmek için özel spor ve fitness salonlarının sayısı gün geçtikçe artmakta. Bu tür tesislerden faydalanmak isteyenler üyelik sistemi ile aylık veya yıllık periyotlarda çeşitli ücretler ödeyerek spor yapma ve sağlıklı kalma imkânı bulabiliyor. Ayrıca yerel yönetimlerin özellikle ev hanımlarına yönelik düzenlediği kapalı alan spor etkinlikleri; yoga, fitness, aerobik eğitimleri de pek çok katılımcıya ulaşmakta.

Yoga Nedir?
Son dönemlerin en popüler fiziksel aktivitelerinden olan ruh, beden ve zihin dengesini sağlayan yogadan bahsetmeden olmaz.  Hem kapalı alanlarda hem de açık alanlarda yapılabilen doğru nefes alma teknikleri ve insan fizyolojisine en çok fayda sağlayan egzersizlerden oluşan spor ve felsefe karışımı olan yoga, enerji yükseltme ve sağlıklı bir yaşam sürme noktasında çok tercih edilen bir yaşam biçimi. Sıkça karıştırıldığı gibi yoga, bir din veya dogmatik ritüeller biçimi değil. Bütün dinlere, inançlara ve rengi, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun ayırt etmeden tüm insanlara ait bir felsefe.

Yoganın tarihsel gelişimini anlatmak, bu süreci kronik olarak ortaya koymak oldukça güç. Bir yaşam felsefesi olan yoganın gelişim ve uygulama şekilleri insanlık tarihi kadar kadim bir geçmişi kapsamakta. Basit bir egzersiz programı ya da belirli bir beslenme modeli de değil. Belki klişe bir söylem olacak ama yoga bir yaşam biçimi. Evren ile birlik yolu… Tamlık, bütünlük, sükûnet hâlinde olmak, anda kalmak, tüm evrenle iletişim içinde bulunabilmek olarak tarif ediliyor.

Yoga Programlarına Nasıl Katılabiliriz?
Yoga kapalı ve açık alanlarda rahatlıkla yapılabilen bir aktivite. Yakınımızdaki bir spor kulübünde, spor salonunda veya sadece yoga eğitimi veren merkezlerde seanslara ve eğitimlere katılabilme imkânları mevcut. Son zamanlarda çeşitli yoga eğitim merkezleri sessiz ve doğal alanlarda yoga kampları düzenlemekte. Bu bazen kent merkezlerindeki parklar ve mesire alanları olurken bazen de doğal güzelliklerden oluşan pastoral bir alan olabiliyor. Bu kamplara katılanlar hem fiziksel hem de ruhsal bir dengeye kavuştuklarını ve yoganın kent yaşamını daha katlanılabilir hâle getirdiğini ifade ediyor.

İstanbul’un Koşu ve Yürüyüş Parkurları

Belgrad Ormanı
Belgrad Ormanı, İstanbul’da her dönemde çok popüler olan yaz-kış demeksizin koşu yapan insanları görebileceğiniz bir yer. Parkurunun uzunluğu 7 km. Ağaçların arasında yapacağınız yürüyüş ve koşular hem vücut ritminizi yeniden ayarlayacak hem de stresten uzak, bol oksijen dolu bir etkinlik yapmanızı sağlayacak.

Suadiye-Feneryolu Sahil Yolu
İstanbul’un Anadolu Yakası’nda bulunan ve hafta sonları hak ettiği ilgiyi gören Suadiye-Feneryolu Sahil Yolu’nun en çok 6 km’lik kısmında spor yapılabiliyor. Bahar aylarında günün her saati, yaz aylarında ise sıcaktan korunmak için erken saatler veya akşam saatleri tercih edilmeli.

Polonezköy Koşu Parkuru
Anadolu Yakası’nın diğer spor alanlarından biri de Polonezköy Tabiat Parkı.  Koşu ve yürüyüş için ideal bir parkura sahip olan Polenezköy’de spor yaptıktan sonra, kahvaltı ve yemek için doğayla iç içe mekanlar bulabilmek bölgeyi günün tamamını geçirebilecek olağanüstü bir yere dönüştürüyor.

Maçka Parkı
Şehrin merkezinde bulunan bu parkurun ulaşımı son derece kolay. Ağaçlar sayesinde günün her saatinde spor yapan insanların en sık tercih ettiği parklardan biri. Egzersiz programında merdiven çıkmak varsa Maçka Parkı biçilmiş kaftan.

Zeytinburnu-Bakırköy Sahili
İstanbul’un Avrupa Yakası’nda bulunan Zeytinburnu-Bakırköy Sahil Yolu 8 km uzunluğunda bir spor alanına sahip. Kıyıda bulunan spor alanları buraya gelenlere hem şehrin içinde hem de şehrin dışında gibi hissettirebilen ilginç bir parkura sahip.

Bostancı- Feneryolu Sahili
Anadolu Yakası sakinleri için çok özel spor rotalarından biri. Uzun bir parkuru olan sahil, özel zemin döşemesi sayesinde spor yapmayı kolaylaştırmakta. Gönül rahatlığıyla günün her saati keyifle spor yapılabilir.

Balat Sahili
Avrupa Yakası’nda Atatürk Köprüsü ve Haliç arasında yer almakta. 3 km uzunluğunda kısa bir parkuru bulunuyor. Kısa olması keyifli bir spor aktivitesi yapmanıza engel olmuyor. Bu parkuru sabah erken saatlerde tercih etmek yerinde bir karar olacaktır.

Üsküdar Sahili
Avrupa Yakası’na gitmek istemiyorum diyenler için, Anadolu Yakası’nda boğaz havası alınabilecek güzel bir aktivite alanı. Uzun bir sahil şeridine sahip. Kalabalıkları sevenler için uygun bir parkur.

NOTLAR

Fiziksel Hareketliliğin Önemi
Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün konuyla ilgili geliştirdiği projeler çeşitli farkındalıkların oluşmasına katkı sağlamakta. Bunlardan biri olan “Sağlık İçin Günde 10.000 Adım” sloganıyla yola çıkılan projede fiziksel hareketliliğin sağlık açısından önemi vurgulamak istenmiş ve bu kapsamda “3 Ekim Dünya Yürüyüş Günü” olarak ilan edilmiş.

Yeni Yaşam Şekli
Teknolojinin hızı, günlük aktivite kapasitemizi kısıtlayıp bizi göreceli bir konfor alanına sıkıştırmışken sağlık araştırmaları durumun her geçen gün insan açısından kötüye gittiğini ortaya koymakta. Bu yeni yaşam şeklinin beden ve ruh sağlığı üzerine olumsuz etkileri insanın hareketli bir yaşamdan uzaklaştıkça esenliğini yitireceği yönünde. Modern hayatın günlük rutininde yapılması gereken asgari hareket miktarı azaldığından insanlarda bedensel ve ruhsal rahatsızlıkların artmış olması kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıkmakta.

Kapalı Alan Spor Çeşitleri
Kapalı spor salonlarının içinde havuz, buhar odası, sauna, hamam, tenis gibi etkinlik olanakları bulunuyorsa spor kulübü; apartman altlarında hizmet verenler ise spor salonu olarak sınıflandırılmakta. Bu tür salonlarda her çeşit fiziksel egzersize yönelik spor aktiviteleri yapılabilmekte. Başta aletli spor, yoga, pilates, crossfit, spinning, zumba, crunch, aerobik, yüzme ve tenis olmak üzere birçok spor alternatifiyle şehirde yaşayan ve fiziksel aktivite alanı kısıtlı olan insanlara yönelik hizmet veren bu tesisler ciddi anlamda ilgi görüyor.

Yoganın Faydaları
Yoganın insanın günlük yaşamında denge kurma, odaklanma, sorun çözme becerilerini geliştirme ve dayanıklılığı artırma gibi konularda yardımcı olduğu düşünülüyor. Tam bir kentli hastalığı olan uyku problemlerinin de çözümü olarak uzmanların önerdiği yoga, bir çeşit kimyasal olmayan kentli ilacı gibi ele alınıyor.

*Bu yazı Marmara Life 2019 / Eylül-Ekim sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın