Yaratıcı Kentler

2010 YILINDA AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ SEÇİLEN İSTANBUL, KÜLTÜR VE YARATICI ETKİNLİKLERİN YEŞERDİĞİ BİR DÜNYA ŞEHRİ HALİNE GELMİŞTİR.

Evet, 2019 bitmek üzere. Daha dün milenyumu nasıl karşılayacağımızı ve 21. yüzyılda bizleri nelerin beklediğini konuşuyor, tahminler yürütüyorduk. Beklentilerimiz ilk 19 yılda nasıl karşılandı bilinmez ama artık ülkelerin veya bölgelerin değil kentlerin ön plana çıktığı bir sürece giriyoruz; hatta girdik diyebiliriz. Dünyaca ünlü araştırma şirketleri eskiden ülkelerin kıyaslamalarını yapardı. Ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan hangi ülkeleri geçtiğimize veya gerisinde kaldığımıza bakardık.  Şimdi ise küresel kentlerin rekabeti ülkelerin rekabetinin önüne geçti. Kültür ise kent odaklı bu rekabetin en kritik unsurlarından biri haline gelmiş, kültür sermayesi maddi sermaye kadar önem kazanmıştır.

2010 Avrupa Kültür Başkenti Tecrübesi, İstanbul İçin Önemli Bir Dönüm Noktası Oldu
90’lı yıllardan itibaren “kültür endüstrileri” tanımından çok daha kapsamlı “yaratıcı endüstriler”, “yaratıcı kentler” ve “yaratıcı ekonomi” gibi kavramlar ülke politikaları ve uluslararası girişimleri çok daha fazla yönlendirici hale gelmiştir.

Bu dönüşüm kapsamında festivaller ve kültürel etkinliklere ek olarak mimarlık, tasarım, dijital medya, reklamcılık, moda, el sanatları, vb. alanları da içeren kültür ve yaratıcı endüstrilerin bütün önde gelen dünya şehirlerinde ekonomik kalkınma ve büyümeye önemli katkıda bulunduğu görülmektedir.  2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul, kültür ve yaratıcı etkinliklerin yeşerdiği bir dünya şehri haline gelmiştir. 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde yaratıcı endüstriler önemli bir etkinlik konusu olmuş ve ilgi uyandırmıştır.

21. yüzyılda yüksek katma değer üretmenin önemli bir bileşeni haline gelen ve üretim faktörü olarak değerlendirilen yaratıcılık, küresel rekabette bölgesel ve toplumsal gelişmenin motoru haline gelmiştir. Bu nedenle dünyada sürekli olarak yeni cazibe merkezleri oluşmakta ve birçok şehir yaratıcı bir iklim oluşturmak için programlar ve projeler geliştirmektedir. Bunun yanı sıra UNCTAD, UNESCO, UNDP, ILO, FAO gibi uluslararası örgütler de ülke, bölge ve şehirlerin yaratıcı ekonomi ve endüstrilere ilişkin potansiyelinin belirlenmesi ve kullanılması için önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu çerçevede, İstanbul’un Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumu, binlerce yıllık tarihi ve kültürel birikiminin, ilham verici ve öncü özelliklerinin “Yaratıcı Kentler ve Endüstriler” kavramı çerçevesinde değerlendirilerek modern bir kimlik ve imaj oluşturulmasında etkili bir şekilde kullanılması iyi bir fırsat sunmaktadır.

Dünyada Yaratıcı Kent Olmak İsteyen Şehirlerin Sayısı Hızla Artıyor!
Yaratıcı endüstriler dünyanın birçok bölgesinde gelişmekte, sosyal ve ekonomik kalkınma, istihdam, yenilikçilik, ticaret ve sosyal içerme açısından önemli roller üstlenmekte ve çeşitli pozitif dışsallıklar sunmaktadır. UNCTAD verilerine göre Yaratıcı Endüstrilerde çalışanların toplam işgücü ve GSYİH içerisindeki oranları %8’e kadar çıkabilmektedir. Bunun yanı sıra yaratıcı endüstriler bölgelerin içsel potansiyellerinin daha etkin bir şekilde kullanılabileceği, kültürel ve çevresel sürdürülebilirliğin daha başarılı bir şekilde gerçekleştirilebileceği bir bölgesel gelişme modeli sunmaktadır.

Bu çerçevede, “Yaratıcı Kent” kavramını benimseyen şehirlerin sayısı hızla artmaktadır. Bu şehirler sosyal ve kültürel yaşam kalitesini artırarak özellikle gençler ve kadınlar için önemli iş olanakları sağlamaktadır. Bu kentlerin yatırım ve turist çekmek için birbirleriyle rekabetinde kültür alanını da içeren yaratıcı etkinlikler ve yaratıcı endüstri büyüklüğü öne çıkmaya başlamıştır. Yaratıcı şehirlerin, sanat ve kültür kurumlarının yanı sıra medya ve performans endüstrileri ile dolu olan mekânları, kentin özgün yapısından beslenen, bilgi ve iletişim teknolojilerini de etkin bir şekilde kullanabilen araştırmacı ve yaratıcı bir sınıfı, yaratıcılığı destekleyecek bir kültür ve atmosferi barındırması gerektiği birçok kaynakta dile getirilmektedir. Bu doğrultuda, sanayi sonrası döneme geçişte kültürel, teknolojik, ekonomik ve sosyal boyutları bir araya getiren disiplinler arası bir yaklaşımla köklü kentsel stratejilerin oluşturulması şehirler için birçok gelişim fırsatı sunmaktadır.

Yaratıcı Endüstrilerin Geliştirilmesi İçin Neler Yapılmalı?
Yaratıcı endüstrilerin geliştirilmesi için birçok otorite ve kaynak tarafından sıklıkla vurgulanan bazı hususlar ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Eğitim sisteminin yaratıcılığı teşvik edecek şekilde dönüştürülmesi, yaratıcı işletmeleri kuracak girişimcilerin yetiştirilmesi, desteklenmesi, beceri ve niteliklerinin geliştirilmesi ve sayılarının artırılması,
  • Bireysel yaratıcılığı destekleyecek kültürel farklılık ve çeşitliliğin korunması ve geliştirilmesi,
  • Küresel bağlantıların güçlendirilmesi,
  • Yaratıcı endüstriler ve bunları destekleyecek diğer ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetler arasındaki sinerjik ilişkilerin geliştirilmesi,
  • Yaratıcı endüstrilerin destekleneceği uygun mekanların yaratılması, nicelik ve niteliklerinin artırılması,
  • Yaratıcı endüstrilerin gelişmesini sağlayacak fikri mülkiyet haklarının korunması ve geliştirilmesi,
  • Toplumda yaratıcı endüstrilerin önemine ilişkin farkındalığın artırılması,
  • Yaratıcı endüstrilere ilişkin kümelenmelerin desteklenmesi.

Unesco Yaratıcı Kentler Ağı
Yaratıcı Kentler Ağı, Ekim 2004’den itibaren UNESCO tarafından yürütülmeye başlanmış olup, kültürel, sosyal ve ekonomik gelişme için deneyim, fikir ve iyi uygulama örneklerini paylaşmak isteyen kentler arasında bağlantı kuran bir ağdır. Bir nevi mükemmeliyet merkezi görevi yapmak suretiyle diğer kentleri destekleyerek kendi yaratıcı ekonomisini beslemek isteyen kentlerin bu ağa katılmasında fayda bulunmaktadır.

Bu ağın temel amacı, kültürel çeşitlilik ve sürdürülebilir kentsel gelişme ortak misyonuna yönelik olarak birlikte çalışmaktır. Üye olan kentler; sosyo-ekonomik ve kültürel kalkınma sürecini geliştiren yaratıcı merkezler (creative hub) ve daha sağlıklı bir kentsel çevre yaratmak için sosyo-kültürel açıdan çeşitli toplulukları birbirine bağlayan sosyo-kültürel kümeler (socio-cultural clusters) olarak tanınmaktadır.

Yaratıcı Kentler Ağı ile kentler arasında uluslararası işbirliğini geliştirmek ve UNESCO’nun “kültür ve kalkınma” ile “sürdürülebilir kalkınma” olmak üzere birtakım küresel öncelikleriyle uyumlu olacak şekilde kalkınma ortaklıklarını teşvik etmek amaçlanmaktadır. Ağa dahil olan kentler küresel platformda tecrübe paylaşımı ve diğer kentlerle birlikte yeni fırsatlar yaratma olanağına sahip olmaktadır.

Yaratıcı Kentler Ağına dâhil olmak üyelerine ne gibi katkılar sağlayacaktır? Gelin bu sorunun cevabını maddeler halinde sıralayalım:

  • Kentin kültürel varlıklarının küresel platformda tanıtımına,
  • Yaratıcılığın yerel ekonomik ve sosyal kalkınmanın bir parçası haline getirilmesine,
  • Yerel kapasite oluşturulmasına ve yerel aktörlerin iş becerileri (business skills) bakımından eğitilmesine,
  • Dünya genelindeki kültürel kümelerle bilgi paylaşılmasına,
  • Know-how, tecrübe ve iyi uygulamalar konusunda bilgi paylaşımı yoluyla inovasyonun gelişmesine,
  • Ulusal ve uluslararası piyasalarda çeşitli kültürel ürünlerin tanıtılmasına,
  • Diğer kentlerle işbirliği ve ortaklık için yeni fırsatlar yaratılmasına katkı sağlayacaktır.

NOTLAR

Unesco Yaratıcı Kentler Ağı
UNESCO Yaratıcı Kentler Ağı, 2014 yılında yürütülmeye başlanmıştır. UNESCO Yaratıcı Kentler Ağı kapsamında 7 adet yaratıcı endüstri alanı bulunmaktadır:
Zanaat ve Halk Sanatları,
Tasarım,
Film,
Gastronomi,
Edebiyat,
Medya Sanatları
Müzik

Yaratıcı Şehirler Ağı
Dünyada UNESCO yaratıcı kentler ağına üye 185 kent bulunmaktadır. İstanbul, 2021 UNESCO yaratıcı şehirler konferansı’na ev sahipliği yapacak!

İstanbul, Hatay, Gaziantep Ve Kütahya Unesco Yaratıcı Kentler Ağında!
Yaratıcı Kentler Ağı, yerel ölçekte yaratıcı endüstrilerin gelişimine katkı sağlamak ve sürdürülebilir kentsel gelişme için dünya çapında işbirliğini geliştirmek üzere üye kentlerin kaynaklarına ve tecrübelerine erişimini kolaylaştırmaktadır. Hâlihazırda bu ağ kapsamında 7 yaratıcı endüstri alanında (Zanaat ve Halk Sanatları, Tasarım, Film, Gastronomi, Edebiyat, Medya Sanatları ve Müzik) 185 üye kent bulunmaktadır. Ülkemizden Hatay ve Gaziantep gastronomi, Kütahya zanaat ve halk sanatları, İstanbul ise tasarım alanında bu ağın üyesi olmaya hak kazanmışlardır. Bu arada İstanbul’un 2021 UNESCO Yaratıcı Şehirler Konferansına ev sahipliği yapacağını da hatırlatmakta fayda var.

Yazan: Mehmet Onur Partal / Fotoğraf: Ant Rozetsky

*Bu yazı Marmara Life 2019 / Kasım-Aralık sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın