Maruf, Büyük Değişime Hazırlayan Bir Organizasyon

Daha güvenli ve konforlu bir trafik için geliştirilen teknolojiler çerçevesinde dijitalleşen dünyaya ayak uydurması beklenen toplu ulaşım için elektrikli otobüslere dördüncü seviye otonom sürüş teknolojisini üreten ADASTEC, Karsan iş birliği ile 8,3 metre otobüste dünyada bir ilki gerçekleştirdi. ADASTEC’in kurucu mühendislerinden Atalay Taşkoparan, bize toplu taşıma araçları için geliştirdikleri ürünü ve bu doğrultudaki hedeflerini anlattı.

Sizi ve ADASTEC’i tanıyabilir miyiz?

ADASTEC’in kurucu mühendislerinden biriyim ve ekip içerisinde, pazarlama ve iş geliştirmeden sorumluyum. Kurucularımız arasında, yüksek lisans ve doktora eğitimlerini, otonom sürüş teknolojileri üzerine yapan mühendislere ek olarak, otonom sürüş teknolojileri alanında kendini yetiştiren, çeşitli mühendislik alanlarında lisans ve lisans üstü eğitimine sahip, pek çok mühendisi de kısa süre içerisinde bünyemize kattık. 

Kurulduğunuz günden bu yana hangi alanlarda faaliyet gösterdiniz?

Otonom sürüş teknolojilerinde bugüne kadar yapılan geliştirmeleri ve uygulamaları inceleyerek işe başladık. Bugüne kadar yapılan geliştirmelere bakıp, odaklanacağımız alanı, ticari araçlar için otonom sürüş teknolojilerini geliştirmek ve ürünleştirmek olarak belirledik. Bu karar sonrasında, misyonumuzu “toplu taşıma araçlarında dördüncü seviye otonom sürüş teknolojisi geliştirmek” olarak belirledik. Daha sonra, bu teknolojinin bileşenleri olan sensörleri, bilgisayar, iletişim altyapılarını ve işletim yazılımlarını inceleyerek, bunların bir araya geldiği, “FlowRide.AI” adını verdiğimiz, çözüm platformumuzu tasarladık. Tasarladığımız altyapı üzerinde, kendi yazılımlarımızı geliştirmeye başladık. 

Bugün geldiğimiz aşamada FlowRide.AI, ticari araçlar için, dördüncü seviye otonom sürüş sağlayan bir yazılım ürünüdür ve ilk uygulaması, 50 yolcu kapasiteli, elektrikli bir otobüs üzerinde olmuştur.

Geliştirdiğimiz FlowRide.AI ürünümüz, dördüncü seviye olarak isimlendirilen otonom sürüş şartlarını karşılıyor. Dördüncü seviye otonom sürüş yetkinliğine sahip araçlar; önceden belirlenmiş bir rotada (ya da bölgede), sürüş görevlerinin tamamını, her yol ve hava şartında, çevredeki diğer araçlar ve yayalarla birlikte, hiç sürücü müdahalesi olmadan, otonom olarak çalışmaktadır.

EN YÜKSEK OTONOM SEVİYESİNDEKİ ARAÇLARI ÜRETİYORUZ

Neden beşinci değil de dördüncü seviyede araçlar yapıyorsunuz?

Beşinci seviye otonom araçlar, tüm kullanım döngüsünü, sürücü müdahalesine gerek duymayacak şekilde gerçekleştirirler. Bu otonom seviyesinde araç kullanımının, bugünün kaotik trafik ortamında ve toplumda “otonom araçları kabullenme seviyesi” henüz oluşmamış iken, erken olduğunu söyleyebiliriz. Beşinci otonom sürüş seviyesindeki araçları trafiğe güvenli bir şekilde çıkarabilmemiz için tüm trafik bileşenlerinin (diğer araçlar, trafik işaretleri, yollar gibi), otonom sürüş için donatılmış olmalıdır. Yani, beşinci seviye otomasyona, dünyanın da henüz hazır olmaması sebebi ile, bu seviye otonomun ancak 2030’larda “yaygın olarak” kullanılabileceğini düşünüyoruz. Bu bakış açısı ile bizler, şu anda kullanılabilen en yüksek otonom seviyesinde otonom sürüş teknoloji çözümünü üretmiş ve uygulamış oluyoruz. 

Sizin projenizin dünyada örnekleri var mı?

Birkaç ülkede, 2017’den beri, pilot projeler yapılmakta. Ancak bu pilot çalışmaların tümünde, içine 4 ila 6 yolcu alabilen, özel tasarım bir kabinin elektrikli motorla hareket ettirildiği, proje için belirlenmiş özel yollar dışında trafikte serbest olarak kullanılamayan araçlar kullanılmakta. 

Oysa biz, Karsan’ın elektrikli ATAK otobüsünü baz alarak; içine 50 yolcu alabilen, bir şarjda 300km yol gidebilen, otonom fonksiyonu kapalı iken, normal trafikte -şoför yönetiminde- kullanılabilen, dördüncü seviye otonom ve elektrikli bir otobüs ortaya çıkarttık. Karsan’ın bu otobüsü seri olarak üretmeye başladığını da dikkate alırsak, bu geldiğimiz yetkinlik seviyesinin, otomotiv dünyasında bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. 

Tüm dünyada akıllı, sürdürülebilir kent kavramı gündemde. Siz de aslında bu kavramın kapsadığı teknolojik işleyişi inşa ediyorsunuz. Geleceğin kent kavramı, sizin alanınızdan bakıldığında nasıl bir yaşam vaat ediyor?

Geleceğin akıllı, sürdürülebilir kent konseptinde her şeyden önce güven, konfor ve süreklilik ön plana çıkacak diye öngörüyoruz. Otonom araçlara yönelik beklentilerin başında güvenlik geliyor. Üçüncü ve dördüncü seviyedeki otonom sürüş sistemine sahip araçların yaygınlaşması durumunda kazaların %95 oranında azalacağı öngörülüyor. Her yıl 1,6 milyon kişinin trafik kazaları yüzünden hayatını kaybettiği bir dünyada, artık her yıl 1,5 milyon kişinin hayatını kaybetmeyeceğinden söz ediliyor. Bu güvenlikle ilgili güzel bir örnek. Ulaşımda sağlanacak bu güven duygusu, yolculukta konforu da beraberinde getirecek. Böyle bir yolculukta, yolcular trafikle uğraşmak yerine daha verimli veya eğlenceli işlere odaklanabilecekler. Araçların, elektrikli ve otonom olması durumunda ise, aracı kullanan şoför ve yakıt maliyeti olmayacağı için, az yolculu güzergahlar ve saat dilimleri için de ulaşım hizmeti planlanabilecek ve sağlanabilecektir. 

Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl düzenlenen MARUF etkinliğinde dünyanın birçok yerinden yerel yönetici, akademisyen, özel sektör temsilcisi ve öğrenci hem katılımcı hem de ziyaretçi olarak yer aldı ve karşılıklı olarak akıllı ve sürdürülebilir kent vizyonu çerçevesine projelerini sunarak, sorunlar üzerinde bilişerek ortak bir ağa katılmış oldu. Sizce ekim ayında düzenlenecek MARUF21’de hangi konular ele alınmalı?

Gelecek on yıl için hızlı bir değişim kaçınılmaz. Şehirlerimizi de bu değişime hazırlamamız gerekiyor. Yerel yöneticilerin de bu değişim doğrultusunda sadece araç teknolojisi anlamında değil, altyapısal işleyişlerle ilgili daha aktif bir şekilde hazırlanmaları gerekmekte. Öte yandan, akademisyenlerle, özel şirketlerle, hatta yurt dışındaki denk kuruluşlarla iletişime geçerek, vatandaşlarını da bu değişime hazırlamalılar. MARUF bence bu açıdan çok değerli bir organizasyon. 

ARAÇLAR AVRUPA’YA VE ABD’YE İHRAÇ EDİLİYOR

Üretim hedefi nedir?

Önümüzdeki dönemlerde birçok uygulama örneklerini hep beraber görüyor olacağız. Otonom otobüsler, seri üretimden, otonomla ilgili sistemleri kurularak çıkıyor. Bu otobüsler, Avrupa’daki çeşitli otonom otobüs müşteri adaylarına ihraç edilecek ve orada pilot projelerde kullanılacak. Öte yandan, aracımız ABD’ye de gidecek. Bu yaz aylarında, dünyada Otomotiv Sanayi’nin merkezi diyebileceğimiz Michigan’da, Otonom ATAK Elektrik otobüs ile, dördüncü seviye otonom sürüş pilot projesine başlayacağız. Bu proje, bizler için oldukça önemli bir uygulama. 

Marmara Life Maruf Özel Eki için tıklayınız

Bir Cevap Yazın